Paledir'de Son Yüzyıl Kurt Yürüyüşü
"Söylesene efendi, yeryüzünde bunca kötülük varken iyilik nasıl filizlenir ve nasıl sarar yürekleri en ince duygulara kadar? Kişioğlu nasıl öğrenir iyi olmayı ve sevmeyi ki nasıl terk eder kötüyü."
40 yılı aşkın bir süredir zindandaydı Kurt Dağı Erleri. Savaş sırasında esir alınmışlardı ve geriye sadece 9 er kalmıştı. Bir gün bir yabancı geldi karşı hücrelerine. İsmini vermeyen bu yabancı onlara kaçmaları için yardım edeceğini söyledi. Umutlanmıştı her bir er. Nitekim yardım etti de. Hep birlikte kaçacaklardı bu zindanlardan. Fakat kaçarken bir kayıp verdiler ve artık 8 er bir de yabancı başladılar zorlu kış şartlarında çetin yolculuklarına.
Bu yolculuk onlar için hiç kolay olmayacaktı. Hem soğukla hem de düşmanla mücadele etmeleri gerekiyordu ve durmadan dinlemeden yol almak gerekiyordu ve yolları da oldukça uzundu. Kimi zaman düşmanla karşılaşmış ve bazı kayıplar vermiş olmalarına rağmen onlar içlerindeki umutla yol almaya devam ettiler. Peki içlerindeki bu umut onların Paledir'e ulaşmasına yetecek miydi?
Bir serinin başlangıcı olan bu kitabı okurken ilk başlarda biraz zorlansam da ilerleyen bölümlerde akıcılığı sayesinde daha kolay okumak mümkün oldu. Kitaptaki eski Türkçe kelimeler ve karakter sayısının fazlalığı nedeniyle bu zorlanma aslında. Fakat kitabı okudukça olayların heyecanına kapılıp gidiyorsunuz. Ben genel olarak sevdim ve serinin devamında neler olacak çok merak ediyorum.
Umut bizim yüreğimiz. Duş kuracağız sonra da yapacağız.
Kötü düşünceler iyi sonuçlar doğurmaz. O yüzden iyi düşünmekte yarar var.