ZEKİ VE KİBAR
9/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
KİBAR HIRSIZ İNCELEME Arsen Lüpen... Nam-ı diğer Kibar Hırsız... Uzun süre sonra okuduğum bir polisiye romanı ama burda başrol karakter Arsen Lüpen kanunun yanında değil suçlu tarafta. Benim için farklı bir deneyim oldu açıkçası. Daha önce bu formatta Cingöz Recai 'yi okumuştum. Zaten Peyami Safa da Arsen Lüpen karakterinden erkilenerek Cingöz Recai karakterini ele almıştı. Karakter Analizi: MBTI'a göre ENTP: Macera tutkusu ve yenilik peşinde koşma, zekâsı ve manipülatifliği, toplumun kurallarına karşı gelerek kendi doğrularını oluşturması, insanları çözümleme ve manipüle etme becerisi, karizmatik, eğlenceli ve dikkat çekici olması ENTP [Dışa dönük (E), Sezgisel (N), Düşünen (T), Algılayan (P)] tipi karaktere sahip olduğunu gösteriyor. Arsen Lüpen, sadece bir hırsız değil; aynı zamanda adaletin, zekânın ve özgürlüğün sembolü haline gelmiş bir karakterdir. Robin Hood gibi, sistemin boşluklarını zekâsıyla kullanarak haksızlığa karşı duran bir anti-kahramandır. Konu: Maurice Leblanc'ın kaleme aldığı Arsen Lüpen – Kibar Hırsız, centilmen hırsız Arsen Lüpen’in zekâ dolu maceralarını konu alan bir öykü derlemesidir. Bu kitapta, Lüpen'in suç dünyasındaki ustalığı, kılık değiştirme yeteneği ve adalet anlayışı ön plana çıkar. İnceleme: Ben bu kitabı olaylardan çok Arsen'in kişisel gelişimi, karkateri ve hayata bakış açısı açısından inceleyeceğim. Bu arada aslında Arsen ismi takma bir isim ve Arsen Lüpen'in geçek ismi aslında Raoul. Ve biz bunu yani Arsen'in gerçek kimliğini kitabın ortalarında öğreniyoruz. Aslında belki burda kastedilen 'kişinin kendini bulabilmesi için belli bir süre gerkmesi ve bu süreçte bir şeyler yaşaması gerekmesi' olabilir. Kitapta beni derinden etkileyen 3 konu oldu: 1. Kraliçe'nin Kolyesi Bölümü: Kitabın 'Kraliçe'nin Kolyesi' bölümüyle Arsen'i tanımaya başlayalım. Kraliçenin Kontes'e hediye ettiği yıllar yılı nesilden nesile aktarılan kolye çalınır. Gelen polislerin sordukları sorular sonucunda Henriette'den yani Arsen'in annesinden şüphelenirler. (Arsen'in annesi, alt tabakadan olan babasıyla evlenince ailesi onu evlatlıktan reddediyor. Kocası ölünce ailesi de kabul etmediği için bir arkadaşı onu evine hizmetçi olarak kalıyor.) Polisler Henriette'yi sorgulamaya gittiğinde Henriette ve oğlu Raoul'ün (Arsen) kaldığı yer o kadar kötüdür ki... Kitapta kaldıkları yer şöyle betimleniyor: “Komiser kadın için hazırlanan sefil daireyi görünce şaşırdı. Daire, ateş yakacak alanı bulunmayan ve mutfak olarak kullanılan küçük bir odadan oluşuyordu.” Daha sonra suçsuz olduğuna kanaat getiriliyor. Ve aradan yıllar sonra Arsen, Kontes'in düzlendiği bir etkinliğe katılıyor. Orada yine bu yıllar önce yaşanan hırsızlık olayı gündeme geliyor ve Arsen aslında kendisinin Raoul olduğunu ve o kolyeyi kendisinin çalındığını üstü kapalı bir şekilde anlatıyor. Ve yaptıklarının nedenini şöyle anlatıyor: “Eğer hala yaşıyorsa Henriette'nin oğlu gelip size bu yaptıklarının sebebinin  annesinin her an kovulma riskiyle yaşamaktan mutsuz olması ve oğlunun annesinin üzüntüsüyle kahrolması olduğunu anlatsa yaşayacağı memnuniyeti anlatmaya çalıştım.” Yani aslında anlıyoruz ki Arsen'in bunu yapmasının sebebi bir tür travma. Düşünsenize babanızı kaybediyorsunuz, fakirsiniz ve sürekli yaşadığınız yerden kovulma korkusuyla yaşıyorsunuz... 2. Dedektif Ganimard ile ilişkileri: Dedektif Ganimard'da aslında tam da okuyucuları yani kendimizi görüyoruz. Ganimard hem Arsen'in yakalanmasını isteyen hem de Arsen'e büyük saygı duyan biri. Arsen'in işlediği suçlara hayran kalıyor. Ve bazen tam bir dost gibi görünebiliyorlar. Geçen Beyaz Leke incelemesi yaparken hatırlarsanız Hibristofili (Suçluya Aşık Olma Bozukluğu) üzerine bir kaç makale okuduğumu söylemiştim. Hemen ondan sonra bu kitabı okumam ise bana anlatılmaz bir farkındalık kazandırdı. Çünkü Arsen'deki suçlu karizması ve o anlatılmaz karizması... Gerçekten etkilenmemek elde değil... (en yakın klinik psikoloğa gidiyorum ) Her neyse burada da görüyoruz ki Ganimard'ta da Hibristofili yani suçluya aşık olma bozukluğu değil ama suçluya saygı duyma bozukluğu var. Aslında belki de bu hepimizde vardır. Düşünün, neden siz de zengin olmak için hırsızlık yapmıyorsunuz? Bunun iki nedeni var: korku ve vicdan. Korkuyoruz çünkü yakalanabilriz bu hem insanlar arasındaki saygınlığımızı bitirir hem de özgürlüğümüzü elimizden alabilir. Vicdanen rahat değiliz çünkü yaptıklarımız sorumluluğunu daha sonra taşıyamayabilriz. Ama hırsızlık yapan, adam öldüren kişi hem korkularını görmezden gelip cesurca davranmış hem de o vicdani sorumluluğun üstesinden gelebileceğine inanmıştır. Bu da bizi ona saygı duymaya iter. 3. Siyah İnci Bölümü: Bu bölümde, Siyah İnci adındaki değerli bir mücevheri çalmaya giden Arsen Siyah İnci'nin sahibi Kontes'i incinin bulunduğu yatak odasında ölü olarak buluyor ve ayni zamanda incinin de çalınmış olduğunu görüyor. Bu durum onu bir an için çok şaşırtıp korkutsa da olayın üstesinden gelip inciyi de alıyor. Ama benim burda değinmek istediğim kısım Arsen'in o an bu durumu kontrol altına alabiceğini anlayıp sakinleşmesi. 'Kontrol İkilemi' ni hatırlattı. Hayatta kontrolümüz dahilinde olan ve olmayan şeyler vardır. Staocılığın en temel prensiplerinden biri ise insanın neyi kontrol edip neyi edemyeciğinin ayrımına varabilmesidir. Epicttathos "Yenilmez insan kimdir?" diye sorar ve bu soruyu şöyle yanıtlar: "Seçim alanının dışında kalan hiçbir şey karşısında kaygılanmayan kişidir." Kontrol ikileminin en güzel pratiği kaygılanmak karşısında ortaya çıkar. Bu mantığa göre; Kontrol edemediğimiz şeyler için endişe duymak gereksizdir. Çünkü kontrol edemiyoruzdur ve kaygı sonucu olumlu yönde etkilemeyecektir. Kontrol ettiklerimizden endişe duymak da gereksizdir. Çünkü kontrolümüz altındadır ve endişe duymak yerine kontrol etmeye çalışmak yapışması gerekendir. Ve Arsen de bu noktada aynı yolu izliyor. Çünkü durumu kontrol altına alabileceğini biliyor ve kaygıyı bir kenara bırakıp işe koyuluyor. Sonuç: Arsen Lüpen... Nam-ı diğer Kibar Hırsız... Dedektiflikte Sherlock Holmes var ise hırsızlıkta da Arsen Lüpen var! Uzun süre sonra okuduğum bir polisiye romanı ama burda başrol karakter Arsen Lüpen kanunun yanında değil suçlu tarafta! Benim için farklı bir deneyim oldu açıkçası. Daha önce bu formatta Cingöz Recai 'yi okumuştum. Zaten Peyami Safa da Arsen Lüpen karakterinden erkilenerek Cingöz Recai karakterini ele almıştı. Ve aslında adalet kavramı ve kılık değiştirme hakkında da fikir belirtmek isterdim ama çok uzun olacağı için vazgeçtim. Her neyse kitap genel anlamda güzel ve etkileyici bir kitaptı. Puan verecek olursam 9/10 derim sanırım en iyisi mi bilmiyorum amanı çok iyi. İYİ OKUMALAR!
1000Kitap
Arsen Lüpen - Kibar HırsızMaurice Leblanc · Ren Kitap · 20206,3bin okunma
··
398 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabın hakkını vererek yazmışsın kitaba zaten bayılmıştım incelemeye de bayıldım ortakk
V.
Gönderi Sahibi
EyvAllah reis hakkını vermeye çalışıyoruz✊