Puan vermedi·206 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mayıs 2025 10:24 Orhan Veli hayatını şöyle özetler:
"1914'te doğdum, 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak saldım. 13'te Oktay Rıfat'ı, 16'da Melih Cevdet'i tanıdım. 17 yaşında bara gittim, 18'de rakıya başladım. 19'dan sonra avarelik devrim başlar, 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25'te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum, hiç evlenmedim. Şimdi askerim. "
Orhan Veli, şiirde geleneğe savaş açmıştır. Şiirde ölçüye, edebi sanatlara sırtını çevirmiş, anlatımda yalınlığa yönelmiş, hayatın karşısına mizah ve alayla çıkmıştır. Orhan Veli, şiiri alışagelen konuların dışına çıkarıyor. Sokağı şiire taşımıştır.
Orhan Veli'ye göre "Bugünkü dünyada çoğunluğu fakir halk teşkil ediyor, demek ki edebiyat da onların edebiyatı olacak.
Orhan Veli şöyle söyler : Edebiyatın halk kitlelerine bir şeyler söylemesi lazım. Okuryazarları halka doğru götüren bir edebiyat isterim. Yani edebiyatın çoğunluğa hitap etmesini istiyorum. Çoğunluk okuyup anlamalıdır.
Orhan Veli, Türk şirinde bir devrim yapmıştır, geleneğe karşı kendi şirinin kavgasını kazanmayı becermiştir.
10 Kasım 1950 gecesi Ankara'da belediyenin açtığı çukura düşer, başından hafif yara alır. İki gün sonra İstanbul'a gelir başı ağrımaktadır. 14 Kasım Salı günü öğleyin bir arkadaşının evinde fenalık geçirir, hastaneye kaldırılır. Ama Alkol zehirlenmesinden tedavi edilir oysa beyin kanamasından rahatsızdır. Akşama doğru komaya girer, gece 23.20'de Cerrahpaşa hastanesinde hayat gözlerini yumar...