·311 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mayıs 2025 05:16 bir varmış bir yokmuş çok güzel bir kitap varmış ama osmanlının çöküşü gibi sonlara doğru bozmuş...
kitabın ilk yüzde ellisini çok beğendim. gerçekten, çok iyiydi. dünya, soraya, büyü sistemi ve yaratıklar, sırlar... aşırı ilgi çekiciydi. yüzde ellilere kadar fatih sultan mehmet dönemi, yüzde elli ile altmış arası kanuni, sonrası ise yavaş yavaş çöküş. kocaman potansiyeli olan bir kitap için kötü oldu.
spoilersız bir şekilde bahsedeceğim, sonra işarer koyduğum yerde spoiler olacak!!! dikkat pls.
yüzde ellisinden bahsedelim önce.
soraya'nın izole hayatı, kapalı kalmış düşünceleri, ailesiyle olan ilişkileri falan her şey çok iyiydi. dünyanın bize geçirilme şeklini de çok beğendim. 150 sayfa boyunca olanlar harikaydı!!
150 ve 170 arası bir durağanlık oldu bence. bazı olaylardan sonra kitabın istediğim gibi gitmediğini anlamaya başladım ama umutla devam ettim. ne yazık ki soraya da ben de umduğumuzu bulamayan şanssız kızlarız.
kalan 140~ sayfa bir tık hayal kırıklığı oldu. yani sırları, plot twistleri falan sevdim. gerçekten bazen ağzım açık kaldı diyebilirim. asla beklemediğim anda bazı karakterler sağ gösterip sol çaktı. kitanın başından beri kimseye güvenemedim çünkü herkes o yalancı diyor. o yüzden bu güvensizlik hoşuma gitti. beğenmediğim şey de bu güvensizlikten kaynaklanıyor aslında... karakterlerin bu güvensizliğe rağmen birbirlerine cart curt güvenmesi çok saçmaydı.
spoiler olmasın diye detaylı anlatmayacağım ama bilin ki son kısımlar istediğim gibi değildi. hikaye 180 derece döndü.
şimdi toplayalım!! kitabın dünyasının sasani imparatorluğu ve iran kültüründen ilham alması çok hoşuma gitti. yazar bir sürü araştırma yapmış. rapunzel, uyuyangüzel ve birkaç iran masalı/efsanesinden de ilham almış ve olay örgüsü oluşmuş. sorayanın düşüncelerini çok sevdim. kitabın çöküşünde beni biraz sinir etse de fikirlerindeki o fevrilik ve dengesizlik çok güzeldi— kız değişiyor. bu kitap onun aşk hikayesi değildi, değişmesinin ve kendisini kabul etmesinin hikayesiydi. fikirlerinin oturmamış olması ve anlık değişimleri olması da bunu işaret ediyor bence.
aşka değinmişken... herkesin sevdiği adam berbat ötesi biri sırf kadın diye parvaneh'i istememeniz çok komik mlsf. eğer lgbt konusu işleyen kitaplara bu bir kritermiş gibi düşük puan verecekseniz araşrırıp da alın ve okumayın. ya da hiç puan vermeyin. kızın hemcinsine bir şey hissettiği 20. sayfalarda alttan alttan hissettiriliyor zaten... kısacası gay insan sevmiyorsanız araştırın da alın. hadi okumak istediniz karakterlerin cinsel yönelimini kriter olarak almayın— çünkü kriter değil!!
yani öneririm gibi. ben hem ucuza aldığıma olan sevincimle hem de ilk yarının güzelliği sayesinde yüksek verdim. ama normalde de çok düşük vermezdim ya. 6 çok az 9 çok fazla. 7 ya da 8 gibi...
SPOILER!!! BURADAN SONRA SPOILER YAZACAĞIM!!
.
.
.
.
.
.
.
.
.
umarım yeterlidir...
AZAD'DAN NEFRET EDİYORUM APTAP PİSLİK. herkes nasıl seviyor seni anlamıyorum. manipülatörün önde gideni. evet, iyi yazılmış ama iyi yazılmış bir kötü. soraya ile olmaları berbat olurdu.
ayrıca azad'ın soraya'ya zart zurt güvenmesi yüzünden kitaptan soğudum. abi mal mısın?
zaten kızı bir hikaye olarak görüyordu.
bir de hayatımın şokunu yaşattı.
nefret.
soraya'nın yeteneklerinin gitmesini sevmedim. yani çok erken gittiler. kitabın sonlarına doğru falan gitseydi... zaten kitabı onun için okuyoruz.
raminden nefret ediyorum. o da salak. belki korkmakta haklıdır ama kıza olan nefreti beni deli etti.
tahmineh hakkında düşüncelerim garip. başta nefret ediyordum sonra biraz nefret ettim. en başta kıza yalan söylemeseydi bunlar olmayacaktı.
sanırım bu kadardı.