·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mayıs 2025 23:28 Yıllardır bitmeyen tartışma "Türkler kılıç zoruyla mı Müslüman oldu yoksa tebliğ ile mi?" Bu tartışmalara tarihi dönemin sınırlı kaynaklarından hareketle yazar cevap bulmaya çalışmış. Uzun bir sürecin sınırlı kaynakları aslında bu soruya net cevap veremiyor. Yazar başta Türk tarihini özellikle Göktürklerle başlayan süreci İslam tarihiyle eş zamanlı olarak anlatarak okurun kafasında olayı şekillendirmeye başlıyor. Oldukça sade ve anlaşılır olan üslup okuru esere çekiyor.
Hz. Muhammed dönemi, dört halife dönemi, Emevi ve Abbasi dönemlerinde yaşanan gelişmeler ile eş zamanlı olarak Türk tarihindeki gelişmeler de irdelenerek yazar tarafından ele alınıyor. İran'daki Safevi devletinin Nihavend savaşıyla yenilgiye uğratılması Müslüman Araplar ile Türkleri karşı karşıya getiriyor. Maverahünnehir güç mücadelesinin merkezini oluşturuyor. Kafkaslara kadar yayılan bu güç mücadelesinde Hazarlar ve Türgişler Müslüman Araplara karşı mücadelede başı çekiyor ve başarılı oluyorlar. Emevilerin yıkılması, Abbasi hanedanın oluşması Türgiş ve Hazarların tarih sahnesinden çekilmeye başlaması Maverahünnehir bölgesindeki güç dengesini değiştirmiştir. Özellikle Saltuk Buğra Han önderliğindeki yapılanma Türkler üzerindeki kabuğu kırarak İslamlaşma sürecini hızlandırmıştır.
Yazar Türklerin kılıç zoruyla değil de tebliğ yoluyla kültürel etkilenme şeklinde Müslüman olduğumuz görüşünde ama Emeviler dönemindeki Türk katliamları ayrıntılı ele alınmıyor. Yazarın okuduğum ikinci kitabı kısa ama oldukça besleyici bir çalışma olmuş. Tarihin en tartışmalı ve karanlık dönemine ışık tutuyor.