ATATÜRK'ÜN DÜŞÜNCE YAPISINI ETKİLEYEN OLAYLAR, DÜŞÜNÜRLER, KİTAPLAR / ŞERAFETTİN TURAN
Tüyap Kitap Fuarı - T. T. K. standından aldığım kitabı 19 Mayıs'ta Ata'mızı anmak amacıyla okudum. Şerafettin Turan’ın bu çalışması ilk olarak 1982 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Bendeki 2024, 9. baskısı.
Gazi M. K. Atatürk’ü anlayabilmek adına Atatürk’ün düşünce yapısını hangi olayların, düşüncelerin, akımların etkilediğini; hangi düşünürleri okuduğunu ve bunları nasıl tenkit, tahlil ettiğini öğrenmek gerekiyor.
Kitaptaki konu başlıkları: Düşünce ve İnanış, Tarihsel Dönemeç, Öğrenim Yıllarının Etkisi, Fransa Etkeni, Meşrutiyet Dönemi Düşünürleri, Tarihsel Dayanak, Türkçenin Özleşmesi ve Gelişmesi, Düşüncede Çağdaşlık. Kitabın sonunda ekler bölümündeyse; Atatürk’ün el yazısıyla yazdığı yazılardan ve Atatürk’ün şahsi kütüphanesinde bulunan kitaplardan alıntı metinler var.
Atamıza çok sayıda değişik kitaplar okuduğu için özenirken bu kitapların çoğunu da kendi dillerinde okuduğunu görüyoruz. Bunların içinde gerekli gördüklerinin de Türkçeye çevrilmesini istemiştir. Örn. Descartes'in Discours sur la Methode'u (Yöntem Üzerine Konuşmalar) ile Kant ve Felsefesi.
Böyle bir kitabın yorumu diğer kitaplar gibi olmuyor. Dolayısıyla alıntıları ve haklarındaki düşüncelerimi beraber yazacağım.
7 Kasım - 25 Aralık 1916 arasında anı defterindeki okuduğu kitaplar:
-Namık Kemal / Tarih-i Osmani (1889), Makalat-ı Siyasiye ve Edebiye (1911)
- Mehmet Emin ( Yurdakul) / Türkçe Şiirler (1900)
- Tevfik Fikret / Rubab-ı Şikeste (1900)
- Ahmet Hilmi, Şehbender-zade, Filibeli / Allahı İnkar Mümkün Müdür? (1911)
- Georges Fonsegrive / Mebadi-i Felsefeden Birinci Kitap: İlmünnefs (1915)
- Alphonse Daudet / Sapho: moeurs parisiennes (1884).
Namık Kemal'in eserlerini sonraki yıllarda da okumaya devam eden, onu seven ve etkilenen Mustafa Kemal, Namık Kemal'in romantizmini asla benimsememiş ve tam bir gerçekçi olarak şairden apayrı bir yol tutturmuştur.
4289 bibliyografik künyeden oluşan bu zengin kitaplıkta O'nun dikkatle okuduğu kitaplara koyduğu işaretler ve notlar, Mustafa Kemal'in düşünce yapısının kimlerin ve nelerin etkisiyle oluştuğu hakkında önemli ipuçları vermektedir.
14 Temmuz 1922'de Ankara'daki Fransız Temsilciliğinde yaptığı konuşmada Mustafa Kemal, ihtilallerin başlıca '3' nedeni bulunduğunu belirterek bunları "özgürlükten yoksunluk", "ekonomik yapı" ve "yönetimsizlik, halka karşı davranış" olarak sıralar.
Atatürk'ün düşüncelerinde ve gerçekleştirdiği Türk Devrimi'nin temellerinde Akılcılık ( Rasyonalizm) ve Olguculuk'un (Pozitivizm) izleri bulunmaktadır.
Atatürk'ün, Fransız Devrimi'nin düşünsel hazırlayıcıları arasında üzerinde en çok durduğu, eserlerini okuduğu ve kendi düşünce ağının oluşmasında en çok yararlandığı düşünürlerin başında J. J. Rosseau gelmektedir.
Mustafa Kemal'in Montesquieu'nun Kanunların Ruhu kitabında Cumhuriyet'in bir "erdem rejimi" olduğunun anlatıldığı satırların altını çizmesi dikkat çekicidir. ( Okunacaklar listemin üst sıralarında olan kitap)
Mustafa Celaledin ile Leon Cahun'un gelmekte idi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkçeye çevrilen Deguigne'nin ünlü yapıtı eklenecekti. Atatürk'ün Türk tarihi hakkındaki değerlendirmelerinde ve kimi düşüncelerinin oluşmasında bu üç tarih yazarının özellikle de Deguigne'nin çok büyük rol oynadığı görülmektedir.
Atatürk'ün dünya tarihini bir bütün olarak değerlendirme, uluslararası işbirliği, bölgesel antlaşmalar ve bir Dünya Federasyonu konularında etkilendiği çağdaş yazarlardan biri de Herbert George Wells'dir. Atatürk'ün söz konusu yapıtı Esquisse de l'histoire Universelle (Evrensel Tarih Şeması) adıyla 1925'te Fransızcaya yapılmış olan çevirisinden okuduğunu, özel kitaplığındaki nüshaya koyduğu işaretlerden anlıyoruz.
O'nun özel kitapları arasında, çağdaş düşünce üzerine yazılmış "2" kitabın bulunması, ilginçtir. Biri Raymond Poincare'nin 1906'da basılan 'Çağdaş Düşünceler', diğeri Paul Gaultier'in 1911'de ikinci baskısı yapılan 'Çağdaş Düşünce, Büyük Sorunlar' adlı kitaplarıdır.
Bende bıraktığı izler:
Ata'mızın ömrünü okumakla geçirdiği, notlar alarak edindiği bilgileri karşılaştırıp, yoğurup, milleti için yararlı yeni düşünceler geliştirdiğini bir kere daha anladım.
Özel kitaplığındaki kitap sayısı kıskanılmayacak gibi değil; bir de görevden göreve, cepheden cepheye dolaştığı düşünülürse...
Kitapta herhangi bir şekilde geçen; J. J. Rousseau, Kant, Comte, Durkheim, Lafitte, Ahmet Rıza Bey, Montesquieu, Ziya Gökalp, Hilmi Ziya Ülgen, Şerif Mardin, Emre Kongar gibi isimleri gördükçe sosyoloji dersi notlarımı okuyormuşum gibi hissettim.
TTK ve TDK yayınlarını daha dikkatli, inceleyerek okumaya karar verdim.