Gönderi

10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 00:00
‘’İyi ki bekledim.. iyi ki geldin.. İyi ki geç geldin hayatıma çünkü daha önce gelseydin, bende hayatına uğramış, terk edilmiş, yarım kalmış kadınlardan biri olurdum… Geldin, kaldın, aşktın ve sonsuz oldun…’’ Bu satırları alıntılar iken kitabın sonundaki Nazım’ın bizlere olan vedasını düşünüyorum.. Sonra da Vera’yı.. Ve Vera’ya üzülüyorum aslında hayatına giren tüm kadınlara nedense üzülmeden geçemedim hepsinin birbirinden başka karakteri bambaşka hayat gayeleri vardı ama hepsi de sevdi, bazıları biraz fazla sevildi… Tüm geçmişe uzaktan baktığımda zaten aşka aşık bir adam olduğunu kabul ediyorsunuz, sanatçı bir ruh, çapkın bir gönül ya işte bu yaşanılanlarda olmasa o dizeler satırlar çıkar mıydı ortaya? Şüphesiz Nazım’ın, Vera’dan önceki hayatı TKP merkez komite üyeliğine varan yolu buna rağmen her biri birbirinden soylu ve devlet görevinde bulunmuş bir ailede doğmuş olma şansı! İlk eşinin ona söylediği ‘’Sana mı kaldı dünyayı düzeltmek?’’ cümlesindeki bencilliği Nazım gibi bende okuduğumda hiç kabullenemedim.. O Birilerinin konuşması lazım diyordu.. ‘’Dünya suskunlar, zulme ve adaletsizliğe sessiz kalanlar yüzünden bu halde değil mi?’’ Lena gelmiş, sonra yine evlenmiş Nazım; kısa da sürse sanırım ilk eşinin yarasının üzerine yara bandı bile olmamış Lena.. Adına bir şiir bile yokmuş. Sonra Piraye gelir.. Yorgun, umutsuz iki çocuk annesi Piraye.. Onunla birlikte hiç şüphesiz Nazım aşk konusunda hiç kimseyi dinlemediğini tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamış.. Piraye’nin sözleri, mektupları kitapta beni etkileyen kısımdı. Özellikle ‘’Seviyorum, sevgilim. Seni tıpkı tasvir ettiğin gibi, senin hudutlarının dışında sevdim ve seveceğim.. Tanıyamadığın, tanımadığın…’’ Ve bu kadar severken Nazım belki en büyük haksızlığı Piraye’ye yapmıştı üstelik onu cezaevi günlerinde beklerken bile! Dayısının kızı Münevver’den doğma tek evladına Piraye’nin oğlunun ismini vermesi ama ona bile babalık yapamadan terk etmesi! Aslında Piraye’nin suçları Nazım’ın cezası ve pişmanlığı.. Piraye’nin kusursuz ve sessiz aşkı, Nazım için yüzüne vuran ayna imiş.. Ve hayatının artık son demlerinde tanıştığı Vera aradaki onca yaşanmışlık ve yaş farkına rağmen Nazım’a aşkıyla gelen gençlik gibiymiş.. Bu ölümsüz aşk Nazım’ın tüm hayatının zorluklarının ardında onun için en neşeli, en mutlu anılarını oluşturur. Bu kaçış onlar için hayatı aşkça yaşamaktı.. Aşkla yaşadılar.. Kitabı kapadığım zihnimde en sevdiğim şair olmakla yer edinen Nazım’a şimdi birazda hayatına giren kadınların tarafından bakıyorum.. Çok sevmek ve sevilmek.. Adına şiirler yazılmak.. Kim istemezdi ki?
Mavi Kirpikli Kadın VeraNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 202525 okunma
·
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.