Gerçek ile hayal dünyasının, özgürlüğe olan ümit ile aşkın sarayda verilen sözler ile beraber sürükleyen bir romandır.
Lili Vitali, Girit ayaklanmasın da nişanlanıyor ama akşam evinden kaçırılıyor. Lili'yi ve ondan çok başka bir kız Boğazda beyaz bir yeni saraya Dolmabahçe sarayına götürüyorlar. Lili'ye yeni bir isim veriyorlar, Lâl-i Gül. Dolmabahçe sarayına getirildiği an kaçışı olmayan bir yol sanıyor. Fakat Dolmabahçe sarayın da esir tutulurken aşık oluyor ve kaçışı olmadığını düşündüğü yolu kendi yönetiyor.
Gerçekten mükemmel ötesi bir tarihi roman. Ümidi hiçbir zaman kesmemek ve kendine has doğru yolu bulmak.