Polisiye olsun benim olsun! Bu cümleyi hep kurarım. Ve gerçekten bu türü o kadar çok okuyorum ve seviyorum ki, artık ister istemez bazı kitaplarda bazı durumlar tahmin edilir oluyor. Ama ne yazık ki bu eserde bu durum söz konusu bile değil. Bu eser, Dedektif Kelly Porter serisinin üçüncü kitabı olarak, polisiye türünün en etkileyici örneklerinden biri diyebilirim.
Kısaca konusuna değinmek ve sonra da yine kendi değerlendirmemi yazacağım.
#yolunsonu , Lowesdale Kontu'nun Wasdale Malikânesi'nde ölü bulunmasıyla başlıyor. Gece gelen bazı sesler tıkırtılar üzerine, Zachary, büyükbabasının iyi olup olmadığını kontrol etmek için odasına girdiğinde, görmemesi gereken bir manzara ile karşılaştı. Yerde yan yatan bir tabure ve yukarıda sallanan büyük babası!
İlk bakışta intihar gibi görünen bu olay, adli tıp uzmanının cinayet belirtilerini fark etmesiyle bambaşka bir yöne evriliyor. Dedektif Kelly Porter, bu gizemli ölümün peşine düşmüşken, aynı zamanda iki genç yürüyüşçünün kaybolmuş olması da patlak veriyor. Bu iki olayın fena bir bağlantısı var.
Kelly, Hannah ve Sophie, iki üniversite öğrencisinin ve hatta bu kısmı dipnot olarak geçiyorum. Dağcılık ve kamp konusunda yeteri kadar bilgisi olan iki genç kızın Howtown 'a kamp için gidipte onlara ulaşılamaması ve Kont'un ölümüyle derinlemesine bir soruşturma yürütür.
Kelly Porter'a dair daha önceki kitapların yorumunda da belirttiğim gibi kendisi sadece bir dedektif değil; aynı zamanda kendi geçmişiyle ve aile sırlarıyla da yüzleşen bir karakter. Şimdi bir de terfi etmesini isteyen Müfettiş Cane var. Terfi demek, suç mahalinden elini ayağını çekip uzaktan yönetmek demek. Bunu da Kelly asla istemiyor.
Bu yönüyle de zaten bizlere sadece bir polisiye hikaye sunmakla kalmıyor, aynı zamanda dedektifin hikayesini ve artık bir rahata huzura ermesini isteyerek okuyorsunuz. Bir yerden sonra ne yazık ki karakterleri benimsiyoruz.
Öte yandan yazarın mekan tasvirlerini de çok sevdim. İngiltere'nin Göller Bölgesi'ndesiniz ve o sisli ormanlarda, eski malikânelerde ve gizemli patikalarda yürüyorsunuz.
Ayrıca kitaptaki yan karakterler de oldukça iyi işlenmiş. Özellikle Wasdale Malikânesi'nde yaşayanlar ve kayıp gençlerin aileleri, çok daha farklı bir derinlik katmış. Bu seriyi okuyun ve okutun diyorum.