DÖRTLERİN YEMİNİ / SIR ARTHUR CONAN DOYLE
Nostalji yaptım, uzun süredir okumadığım Sherlock Holmes serisinden bir kitap okudum. Böylece hem klasik polisiyeye olan özlemimi bir ölçüde giderdim (seneler önce okuduğum bir macera olsa da) hem de Arthur Conan Doyle'u doğum gününde anmış oldum.
Sir A. C. Doyle'un güçlü akıl yürütme yeteneğine sahip Edinburglu bir öğretmenden esinlenerek yarattığı karakter Sherlock Holmes, ilk defa 1877 yılında yayınlanan 'Kızıl İpucu' ile okurlarla buluştu. Dörtlerin Yemini ( The Sign of the Four) ise Şubat 1890’da Lippincott's Monthly Magazine adlı dergide yayınlandı. Sherlock Holmes serisinin ikinci romanıdır.
Bu macerada Holmes ve arkadaşı/ asistanı Doktor Watson, içinde bulunduğu tuhaf durumu çözmeleri için kendilerinden yardım isteyen Bayan Morstan’ı dinlerler ve davayı üstlenirler. Son zamanlarda sıkılan, durağanlaşmış zihnini harekete geçirmek isteyen Holmes için bu dava cankurtaran olmuştur. Bayan Morstan’ın babası seneler (yaklaşık 10 yıl) önce kaybolmuştur. Altı yıl kadar önce ise bir gazete ilanına cevap verdikten sonra kendisine her yıl oldukça değerli inciler gönderilmeye başlar. Bu incileri gönderen gizemli kişiyi araştırırken, savaş dönemindeki Hindistan'a uzanırlar. Olayları araştırırken bir de cinayet davasına karışırlar. Masum bir kadına yardımcı olmak isterken yaşadıkları serüven gittikçe tehlikeli bir hal almaya başlamıştır. Hindistan'dan İngiltere'ye uzanan hazine avcılığı, entrika ve hırsın sebep olduğu cinayetler, Holmes'un rastlantıları birer kanıta çeviren gözlem gücü, yeteneği ve zekası sayesinde çözülebilecek mi? Katil kim, kayıp hazine nerede, Dr. Watson'un durumu ne olacak? Çünkü Watson sorulara cevap ararken gönlünü olayların merkezindeki güzel Miss Morstan’a kaptırmıştır.
Holmes ve Watson'la birlikte olaylara dahil olup, gri hücrelerinizi faaliyete geçirip çözüm ararken soluk soluğa okuyacağınız keyifli bir macera. Eğer hala okumadıysanız tavsiye ederim.