·81 syf.····Okunma: 25 Mayıs 2025 11:53 Bu benim ilk Schopenhauer okuma deneyimimdi.Kitabı gerçekten ön yargısız bir şekilde okumaya çalıştım.Genel olarak Arthur,kitapta aşkın sadece Tür’ün çıkarı yani soyun devam ettirilmesi üzerine olan bir delüzyon,tamamen içgüdüsel bir durum olduğunu savunmuş.Aşık olunan insanların öznel olarak her insana göre nasıl değiştiğini ele almış.Örneğin çok uzun boylu bir kadının genelde kendinden kısa erkeklere çekildiğini çünkü doğada hayatta kalma şansı az olduğu için çok iri bir tür istenmediği ya da mavi gözün,çok solgun tenin neredeyse doğada bir anomali olarak görüldüğü için bilinçdışında sağlıklı yavrular meydana gelemeyeceği için pek rağbet görmediği hakkında örnekler vermiş.Yani Schopenhauer’e göre aşk dediğimiz şey sadece üreme güdüsünden geliyor ve görevi tamamlandıktan sonra bitmeye mahkûm hale geldiği için çok nadir mutlu evlilik olduğunu da belirtmiş.Doğru olduğunu düşündüğüm gözlemleri kadar katılmadığım görüşleri de oldu.Kadınlar ve özellikle pederasti yani diğer adıyla oğlancılık hakkında okurken rahatsız olduğum bölümler de oldu.Neredeyse oğlancılığı meşrulaştırıp bunun doğadan zuhur eden bir şey olduğunu söylüyor mesela.
Yazar kitabın en sonunda diğer filozofların sevgi ve aşk kavramını nasıl ele aldığını da söylemiş.Örneğin Platon aşkı "eros" olarak tanımlamış.Eros,iyi ve güzeli arama yani bildiğimiz bedensel ve cinsel çekimden kaynaklanan aşk.Bencil,kıskanç ve ayrımcıdır.Aristoteles ise aşkı "philia” olarak tanımlamış.Philia,eros kadar tutkulu ya da toksik değil.Kısacası sevdiğiniz,hayatı paylaştığınız,aşığı değil sevgilisi ve dostu olduğunuz hayat arkadaşınıza duyulan sevgi.Agape ise ilahı aşk yani Tanrı’nın kendisini sevgi olarak tanımlar,"sevgi içinde yaşayan Tanrı ile yaşar" der İncil’de.
Agape’yi biraz tasavvur felsefesinden tanıdığım "Fenafillah makamına" yani Allah’ın varlığında yok olmak durumuna benzettim.
Aşk ve sevgiyi kapsamlı olarak ele alsa da bu yine de çok derin ve karmaşık bir konu.Çünkü aşk tanımı birey açısından çok subjektif.Tamamen kişinin beyin kimyasıyla alakalı,çok kısa süren,insanı aptallaştıran,eriten yoğun bir duygu durumu,bir tür afyon.Uzun yaşamak isteyen herkese aşksız günler dilerim.