Muhteşem bir kitaptı…Kapak kızında sadece şehvetli pozlarıyla tanıdığımız Şebnem’in hayatını her zerresine kadar anlatan,elinizden bırakamayacağınız bir eser…
Mutlu bir evliliğin, çok güzel bir annenin, başarılı ve ilgili bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Şebnem’in,bu şanslı hayatı, babasının geçirdiği kaza ile alt üst olur.Kazadan sonra kendisini çok eksik hisseden baba, ailesiyle yeterince ilgilenemez.Aslında bu yuvanın temellerini ilk sarsan kişi,Şebnem’in babası değil, sadakatsiz annesidir.Annesi, babasını aldatıp evden ayrıldıktan sonra tamamen yaşama sevincini yitiren babasıyla yaşam mücadelesi veren Şebnem’in, genç yaşına rağmen yükü çok ağırdır.Tutunacak dalı kalmamış, tek başına maddi-manevi bir yığın sınavın içinde kendini bulmuştur.Kendisine sahip çıkmayan anne-babasına, akrabalarına olan hıncını, yine kendi hayatından çıkarır.Onlara (özellikle annesine) zarar vermek hırsıyla dik durmaz, mağdur olmayı tercih eder ve kendi hayatını mahveder.Tüm olumsuzluklara,badirelere rağmen Şebnem’i ayakta tutacak olan Ali’ye olan aşkıdır…
Kapak Kızı’nda sadece ünlü olmak isteyen, hırslı, tutkulu bir Şebnem tanırken, bu kitapta gerçek Şebnem’le tanıştım ve tanışınca içim burkuldu.İçten içe sevdim de aslında onu.Bu kadar zeki, güzel, yerine göre dik duruşlu birinin hayatı bambaşka olmalıydı diye düşündüm hep kitabı okurken.Hayata tutunamaması,kendini bile isteye dibe vurması beni çok üzdü.Ancak büyük dersler çıkardım Şebnem’in hayatından.Koştuğu her adamda babasını arayan Şebnem, baba-kız ilişkisinin, ailenin ne denli önemli olduğunu hatırlattı bana.Kitapta ahlaksızlıların ahlak bekçiliği yapması ancak makamlarından dolayı onların yaptığı ahlaksızlığın göze batmaması da ele alınıyor.Tehditlerle ve para hırsıyla kadınların şiddete uğraması ve istismar edilmesinden de bahsediliyor.Kısacası; toplumsal sorunları harika bir dille yine göz önüne seriyor yazarımız.Şiir kitaplarından ve şarkılardan yapılan alıntılar da ayrı bi hava katmış kitaba.Zevkle okunabilecek,içi dolu bir eser.Serinin 2. kitabı beklentimi çok iyi karşıladı.Umarım “Osman” da böyle akıp gider.:)