Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatan birçok kitap okuduk fakat Yarının Adamı serisi neden tercih edilmeli sorusunun birkaç cevabı var. Öncelikle yazarın anlatım tarzı. Sizi alıyor, olayların yaşandığı anların içine ışınlıyor. Bir an meclisteki sıralardan birisine oturup Gazi'nin salona seslenişini tüylerimiz diken diken izliyoruz; başka bir an Gazi ile birlikte işgalden kurtulan güzel İzmir'e giriyoruz.
Diğer bir cevap ise yazarın daha önce anlatılmayan detaylara odaklanıp farklı bir bakış açısı ile okura aktarması. Mesela bu kitap; 1921'in ikinci yarısı ile 1923'ün başları arasında kalan süreci ele alıyor ama özellikle dikkatimizi çeken yazarın sonsözde ele aldığı konu oluyor. Her zaman zihnimizde yılmaz, yıkılmaz olarak yaşayacak olan Atatürk'ün annesinin kaybı ile yaşadığı acı ve mahcubiyet.
Atatürk'ün hayatını anlatan kitaplarda okuru en çok zorlayan kısım şüphesiz hastalık ve vefat sürecidir. Bu serinin o tarihler ile sonlanmaması bir teselli ama Ata'mızın acısına tanık olmak da bir o kadar zor. Son sayfalarda derin bir hüzün ve anlayış sizi bekliyor. Çok kıymetli bir seri, kesinlikle okunmalı.