·176 syf.····Okunma: 26 Mayıs 2025 22:31 Mükelleflik: İkinci Dünya Savaşı sonrasında Zonguldak köylülerinin maden ocaklarında çalışma yükümlülüğü. Romanda bu konu işlenmiş. Daha önce aynı konuyu işleyen, Mustafa Şahin'in "Kasımveresiye" kitabını okumuştum. O kitapta ocağa gidenlerin geriye bıraktığı eş ve çocuklarının yaşadığı sıkıntılar anlatılıyordu. İrfan Yalçın ise ocağa çalışmaya gidenlerin yaşadığı sıkıntıları (Aslında yaşadıkları zulmü desek daha doğru olur) anlatıyor. Romanın en dikkat çeken kahramanı Anşa. İki oğlunu ve kocasını madene göndermiş, onlara yapılan eziyete tek ses çıkaran kişi. Güçlü kişiliği "Irazca"yı çağrıştırıyor. Yazar söylemek istediklerini ona söyletiyor. Ezen (jandarma eliyle devlet/hükümet) ve ezilenin (milletin efendisi köylü) hikayesi. Devletin jandarma eliyle nasıl bir zulme dönüştüğünü, eline yetkiyi geçirenin nasıl aşağılık zalimlere dönüştüğünü, parası olanların da (Bunlar genelde muhtarlar) kendi çocukları için ocakta çalışamaz raporu aldıklarını okuyoruz. Devleti temsil eden tarafta ilaç için de olsa bir tane iyi karakter yok. Köylü de ise sinir bozucu bir kadere boyun eğme anlayışı var. (Anşa hariç). O yıllarda sadece Zonguldak/Çaycuma'da değil ülkenin birçok yerinde aynı zulüm yaşanmış ki bir Kütahya türküsünde şöyle diyor:
"Mükellef ilan oldu gelin dediler
Cehennem deliğine girin dediler
Yeni de kartımı aman elime de verdiler
Aman da beyim vay efendim bu nasıl emir
Kapandı kapılar sürüldü demir"
Not: Türküyü Nazlı Öksüz'den dinleyebilirsiniz, gayet güzel ve dokunaklı söylemiş.