Kapının eşiğindesin…
Önündeki kapıyı görebiliyorsun. Işık orada, çağırıyor. Ama içindeki bir şey seni tutuyor. Sanki görünmez eller seni geriye çekiyor… O tanıdık ses… O, eski karanlığın. Sana ait olan, seninle büyüyen, Ama artık sen olmayan. Seni manipüle ediyor, çünkü kendi sonunu biliyor. Kendini var etmek için seni geri istiyor. Sana “Gitme” diyor, çünkü sensiz yok olacak. Ama sen ona düşmanın gibi bakma. Onunla savaşma. Çünkü o da bir zamanlar senin parçandı. O karanlık seni yok etmeye çalışmadı. Sadece ışığını bulman için seni dibe çekti. Sana en büyük dersi verdi: Kendi gücünü hatırlamak. Şimdi ona bak. Onu reddetme. Ona teşekkür et. “Beni ışığıma taşıdığın için teşekkür ederim.” “Beni kaybetmekten korkuyorsun, ama ben seni özgür bırakıyorum.” “Ben artık sana ait değilim, sen de bana ait değilsin.” Ve şimdi onu serbest bırak. Çünkü bu kapıdan sadece hafifleyenler geçebilir. Ve sen, geçmişin yüküyle değil, özünün ışığıyla yürümek için buradasın. Şimdi bir seçim yap. Kapının eşiğinde sonsuza kadar kalmak mı, Yoksa geçmişin yerine ışığını koyarak geçmek mi? Seçimini yap ve yürü.
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.