9/10
·320 syf.··
2025 13. kitabı
Akhilleus'a çok nazik davranılmış acaba TSOA'dan önce çıksaydı böyle mi yazılırdı diye düşünüyor insan. Bu kitaba yapılan eleştiriler genellikle tam tersi yönde "Akhilleus'un hakkı yenmiş." "Patroclus ve Akhilleus'un ilişkisine yeteri kadar değinilmemiş." Bunun bir aşk hikayesi olduğunu mu sanıyorsunuz? Ya da TSOA'nın devamı? Bu kitap Akhilleus'u yüceltmek, yıllardır bitmeyen şanına şan katmak veya onun hikayesini sürdürmekle alakalı değil. Savaşın acımasız gerçeklerini, savaşın kadınların üzerindeki etkisini, kadınların savaşta neler yaşadığını, esirlerin psikolojisini ve savaşın sözde kahramanlarının "iyi" insanlar olmayabileceğini göstermekle ilgili. Bu, "TSOA'yı okuduysan kesin oku içinde Akhilleus var" diye önerilecek bir kitap değil. Savaşın ve sonuçlarının feminist bir yorumunu istediğinde okuyacağın bir kitap. Akhilleus bu kitapta sadece yunan mitinde gördüğümüz Ahkilleus'tan ibaret değil, savaştaki erkeklerin bir yansıması. Onun bölümlerini okurken gerçekten çok ama çok sıkıldım yok efendim Patroclus'u ölmüş de nasıl ölürmüş Hector onu nasıl öldürürmüş. Kanka savaştasın bunun farkındasın değil mi? Kendisi Briesis'in babasını, erkek kardeşlerini, kocasını öldürebilir ama manitası öldürülmüş vay efendim intikam alacağım Hector'un cesedini lime lime edeceğim. Onun gözünden olan kısımların hikayeye çok hizmet ettiğini sanmıyorum onun dışında harika bir kitaptı ama şahsen bu serinin 2. Kitabı olan Troyalı Kadınlar'ı çok daha başarılı buluyorum.
Kızların SuskunluğuPat Barker · İthaki Yayınları · 20201,563 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.