Gönderi

8/10
·96 syf.··
2025 47. kitabı
Bir çöp kutusuna kaç farklı perspektiften bakılabilir? Bir çöp kutusu, çöplerin atıldığı bir hazneden başka kaç farklı anlam barındırabilir zihinlerde? Bir çöp kutusu “toplumsal piramit”in içinde hangi açıdan yer alır ya da yer alır mı..? Bir çöpün, çöp kamyonuna giderkenki serüveni hayatla nasıl olur da bu kadar alakalı bir hâl alır? Ve kaçımız “çöp”e bu kadar çeşitli ve birbirinden bağımsız pencerelerden bakmışızdır? Okumuş olduğum bölüm gereği çoklarının sıradan bir “çöp” olarak baktıklarına zaten farklı açılardan bakmaya alışmış olsam da tüm bu soruları sormama neden olan bu yazıyı okuduğumda şaşkınlıktan birkaç kat daha büyümüştü gözlerim. Italo Calvino’nun ölümünden beş sene sonra yayınlanan ve beş farklı yazısının derlenmesiyle oluşturulan San Giovanni Yolu adlı kitabında yer alan bir metin yukarıda bahsettiğim. La Poubelle Agréée. ‘Çöp Kutusu’nu konu alan bu yazıda bir çok toplumsal konu ele alınıyor ve yazar ‘çöp atma’yı bakın nasıl bireysel bir düzlemde inceliyor bu sayfalarda: “…geriye yaşamın özü kalsın diye, yarın her ne isem ve her neyim varsa bütünüyle (kalıntılar olmaksızın) onunla özdeşleşebileyim diye. Ancak bir şeyleri atarak bana özgü bir şeylerin henüz atılmadığından ve belki de şu an ya da gelecekte atılması gerekmediğinden emin olabilirim.” Yazar, çöp kutusunun dolmasını ve boşaltılmasını içinde barındıran süreci akıl almaz bir perspektifte inceliyor; sömürgecilikten aile içi iletişime/iletişim sorunlarına kadar geniş bir perspektifte… Evlerinde poubelle’i boşaltma görevinin kendisine ait olduğunu okuyucuyla paylaşan yazar, dikkat çekici bir tespitle, çöp boşaltma işleminin kendisiyle dünya arasında bir uyumluluk sağladığını söylüyor. Ve bitmiyor yazarın çöpün uzaklaştırılma sürecini toplumsal yapıyla bağdaştırması: “Ve insan uykusunda, çöp kamyonunun yalnızca çöpü değil, insan yaşamını, toplumsal rolleri ve ayrıcalıkları öğüttüğünü ve öğütme tamamlayıncaya kadar durmadığını duyar.” Mizah unsurlarını üslubunda sık sık gezintiye çıkaran Calvino, yazılarına gerçeküstü bir gözlemin imzasını bırakıyor. Sıradanlığı rafa kaldırmış, olağanüstü zengin bir bakış açısıyla beslenen bir kalem onunkisi. Kitapta kendi dünyasındaki eski/yeni karşılaştırmasıyla birlikte yine kendi yaşamındaki baba-oğul çatışmasına da değiniyor Calvino. Kitaba isimini vermiş olan San Giovanni Yolu adlı yazısında bu duruma örnek niteliğindeki cümlelere rastlıyoruz. Yazar, bu satırlarda babasının ona gösterdiği bitkilerin latince isimlerini hatırlamadığından, söz konusu çiçeklere latince isimler takarak anlatıyor bir anısını. Vakti zamanında öğrenemediğini söylediği bitkilerin isimlerinin -yazıyı yazarken- doğrusuna bakıp gerçek adlarını kullanmak yerine kendi tabiriyle neden ‘uydurulmuş adlar şakası’na başvurmayı tercih ettiği sorusunu ise yaptığı öz eleştiriyle yanıtlıyor: “…(elbette bana adını söylediği bitkilerin aslında hangileri olduğunu keşfedebilirdim de; ama bu, oyuna hile katmak, kendi elimle uğradığım yitimi –kendi elimizle uğradığımız ve rövanşlı olmayan bin bir yitimi- kabul etmemek olurdu). (Gene de, gene de bitkilerin gerçek adlarını buraya yazmış olsam, bu benim açımdan bir alçak gönüllülük ve sevgi edimi olurdu, ne idüğü belirsiz ve güvenilmez kağıtlara yönelme uğruna gençken reddettiğim o alçakgönüllü bilgiye bir danışma olurdu en sonunda, bir babayla uzlaşma jesti, bir olgunluk kanıtı olurdu; oysa bunu yapamadım, bu uydurulmuş adlar şakasıyla, bu kasıtlı parodiyle yetindim – demek ki, hâlâ bir direnç, bir çatışma kalmış geriye; demek ki, San Giovanni’ye doğru sabah yürüyüşü hâlâ sürüyor aynı uyuşmazlıkla, yaşamımdaki her sabah hâlâ babamıza San Giovanni’ye kadar eşlik etme görevinin bana düştüğü sabah.)” Kitapta San Giovanni Yolu ve La Poubelle Agréée’den başka Bir Sinema Seyircisinin Özyaşamöyküsü, Bir Çarpışmanın Anısı ve Güneşin Erişemediği Yerden olmak üzere üç metin daha bulunuyor. İçerdiği beş başlık boyunca sahip olduğu, hem düşündüren hem de güldüren üslubuyla kendinden izler bırakarak uğurluyor okurlarını San Giovanni Yolu. Belki de bu nedenle, alıntı yapmak konusunda çok zorluyor beni; bir cümleyi alıntılamamla kendimi bir diğerinin kadrajında buluyorum çünkü. Calvino’nun doğal, samimi, mizah ve zeka unsurlarıyla dolu cümlelerine ev sahipliği yapan, kendi yaşam öyküsünden kağıda damlamış renkleri ve hatta rengârenk bir paleti andıran bir kitap diyebiliriz San Giovanni Yolu için. Merak edenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum!
San Giovanni YoluItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 2021165 okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.