Bu hikâye, yalnızlığın ve içsel çürümenin sessiz bir çığlığıdır. Necati Turel… Ne bir kahraman, ne de bir efsane. Sadece dünyayı olduğu gibi gören; onu yüceltmeye, güzellemeye yeltenmeyen bir insan. Hayatın önüne serdiği tüm imkânları birer birer elinin tersiyle itmiş, karanlık bir odada kitapların sayfaları arasında kendini aramaya koyulmuş bir ruh.
Bu, basitçe bir tembellik değil; bu, varoluşun dayanılmaz ağırlığı altında ezilen bir insanın ağırbaşlı trajedisidir. Göz kamaştırıcı başarıların, alkışların ya da sonsuz umutların uzağında, kendi içine çöken bir evrende sessizce tükenişini izleyen bir adamın hikâyesi bu.