Gönderi

ben mi kitabı bitirdim yoksa o mu beni bitirdi?
10/10
·384 syf.··
2025 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 20:57
Haymitch için, yaşadıkları ve kayıpları için o kadar üzgünüm ki nasıl yorum yapacağım bu kitaba bilmiyorum...Az çok biliyordum zaten onun hikayesinin beni etkileyeceğini ama yine de okuduktan sonra daha bi kötü oldum. 50. Açlık Oyunları'na dönüyoruz, normale göre 2 kat daha fazla haraç seçiliyor bu oyunlar için, Snow beyefendi öyle emrediyor (öyle nefret doluyum ki ona). Hasat günü Haymitch'in doğum günüymüş ve daha önce bahsedildiyse de ben kaçırmışım bunu...kitap hasat günüyle başlıyor ve Haymitch'i bildiğimiz haline gelmeden önceki o umutlu genci okumak öyle mahvetti ki beni...İçki içmeyen, gerçekten delidolu, aşık, ailesiyle, arkadaşlarıyla mutlu bir genç. Katniss döneminde başkent halkının ne kadar yozlaşmış olduğunu az çok görmüştük ama Haymitch döneminde bu yozlaşmışlık daha da barizdi bence. Seçilen çocuklara davranışları, Oyunlar'ı tamamen eğlence olarak görmeleri gerçekten öyle korkunç ki, bazı tepkilerini şok içinde okudum. Bu kitapta çok fazla parça yerine oturuyor, ana seride okuduğumuz karakterleri, onların neler yaşadığına veya nasıl bağlantılı olduklarını da net şekilde vermiş bence yazar. Yani öyle bi kitaptı ki ben gerçekten tüm seride en çok bu kitapta kendimi sanki kitabın içinde yaşıyormuşum gibi hissettim. Snow'un zarar vermediği, travmatize etmediği (okuyucular da dahil) tek bir mıntıkalı çocuk yoktur herhalde öyle büyük bir ********. Ah Haymitch, ya öyle kötü şeyler yaşadı ki hangisi hakkında ne söylesem bilmiyorum. Benim en çok kanıma dokunan -SPOİLER- kazandıktan sonra eve dönerken çocuğa arkadaşlarını bekliyoruz diyip onların cenazelerini getirmeleri oldu, KORKUNÇTU. Gerçekten okuduktan sonra kendime gelemedim, korkunç bi psikolojik şiddet. Ve bu olaydan sonra yaşadıkları...bitmedi ya, sonu gelmedi yani. Ve Snow'un Haymitch'e bu kadar çektirmiş olmasının onun isyankar tavırlarından çok 12. mıntıkadan olması ve ona Lucy Gray'i hatırlatmış olması olduğunu düşünüyorum, direk *ldüredebilirdi onu ama bunun yerine acı çektirdi, yalnız bıraktı. Diğer karakterlere hiç değinmedim, değinemiyorum çünkü onları sanki bende kaybetmiş gibi hissediyorum. Maysilee...keşke senin yaşadığın bi dünya olsaydı, Lenore Dove...Lucy Gray'le benzerlikleri öyle barizdi ki onu okumak duygulandırdı beni, Louella ve Lou Lou'nun maruz kaldığı şeyler...bence Oyun Kurucular'ın, Snow'un gerçekten korkunç birer insan olduklarının en büyük kanıtlarından ikisi de, çocuklar yaa, nasıl içiniz kaldırıyor??? Wiress, Mags (Haymitch ile ilk karşılaşmaları...), Beete ve Ampert...tek tek yorum yapmıyorum ama bu kitaptaki her bir karakterin bende bi yeri var artık :') Fazla uzatmayayım artık, uzun süre ben bu kitabın etkisinden çıkamam ben ve filmi nasıl izlerim hiç bilmiyorum. Psikolojimiz mahvolacak kesin...olsun ne diyelim. Seride en en çok sevdiğim kitap oldu, Suzanne gerçekten öyle iyi bi yazar ki her kitabında bence üstüne koyarak daha da güzelini yazıyor. Ve olayları bu kadar net, soru işareti bırakmadan birbirine bağlayabilmesi takdiri fazlasıyla hak ediyor...
1000Kitap
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025863 okunma
·
68 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.