·512 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mayıs 2025 17:46 Şeker Portakalı kitabında çok sevdiğim bir cümle var: Ben şuna inanıyorum, sevgi insana her şeyi yaptırabilir, bir de sevgisizlik.
Sanırım Kevın sevgisizliğin kurbanı bir çocuk.
"Sorun şu ki Franklin!
Tutunduğum duygu tiksintiydi. Bükülmüş bacaklarımın arasına yabancıların gelip aval aval baktığı, sergideki bir çiftlik hayvanı gibi durmaktan nefret etmiştim.
O bebekten nefret etmiştim. Avazım çıktığı kadar hiçbir şeyi umursamadan bağırdım. O anda bu acının sona ermesi için her şeyi yapabilirdim: şirketi elden çıkarabilir, çocuğumuzu köle olsun diye başkalarına verebilir, ruhumu şeytana satabilirdim."
Sevgisiz istenmeyen bir çocuk olan Kevın'ın nasıl bir suç makinasına dönüştüğünü anlatan bu kitap gerçekten sarsıcı. Eva, özgür ruhlu bir kadın. Anneliğe hazır olmadan hamile kalır ve zorlu bir doğumdan sonra Kevın'ı kucağına alıp emzirmez bile. Bu da çocuğun anneyle bağ kurmasını zorlaştırıyor tabi. Kevın büyüse de istenmeyen bir çocuk olduğunun farkında ve bunu da söylemekten çekinmiyor. Eva Kevın'a ihtiyacı olan sevgiyi vermemiş sadece ona zamanla alışmış. Kardeşleri olunca bu sefer narsistik yaralanmaları bastırmak için öfke ve nefret duygularını kardeşine yönlendirir. Eva, Kevın'ın saldırgan davranışının farkındadır ama planlı bir şekilde yedi okul arkadaşını, bir kafeterya çalışanını ve öğretmenini öldüren bir çocuğun annesi olma ihtimalini hiç düşünmemişti.
Billy Milligan dan sonra ağır geldi bana. Billy de ağır bir kitaptı. Ama okunmaya değer. Ebeveyn olan olmayan herkesin okumasını düşündüğüm bir kitap. Ve hep savunduğum bir şeyi buraya da yazacağım. Herkes ebeveyn olmamalı.