·288 syf.····Okunma: 02 Haziran 2025 15:17 Kitabı okuyanlar gelsin bakalım.
Kitabı okurken en çok merak ettiğim şey, birçoğumuz gibi “katil kim?” sorusuydu. Okumaya başladığımdan itibaren tahminler de bulundum, Sayfalar ilerledikçe farklı ihtimaller üzerinde durdum; yazar da okuyucuyu bu yönde sürekli şaşırtmaya çalışıyor. Ancak kitabın sonunda katilin (Pa)tricia olduğunu öğrenmek beni hem şaşırttı hem de hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü böyle mantıksız bir ters köşe beklemiyordum.
Kitap birinci tekil kişi anlatımıyla, yani Tricia’nın gözünden yazıldığı için, bu sona “ters köşe” demek pek mümkün değil. Çünkü okur başından beri onun zihnine, düşüncelerine ve tepkilerine tanıklık ediyor. Dolayısıyla Tricia’nın geçmişe dair neredeyse hiçbir içsel ipucu vermemesi, hatta bazı sahnelerde olayları ilk kez yaşıyormuş gibi şaşırması mantıksal açıdan büyük tutarsızlık yaratıyor.
Özellikle Tricia’nın Dr. Hale’in evine ilk kez geliyormuş gibi davranması, evi incelemesi ve geçmişe dair hiçbir şey hatırlamaması anlatımı yapay hale getiriyor. Bu durum yazarın, okuyucuyu yanıltmak adına karakterin davranışlarını mantık dışı hale getirmesine neden olmuş. Yani “ters köşe yapmak için ters köşe yapılmış” hissi veriyor.
Bir diğer sorun ise olayların çıkış noktası: Dr. Hale’in, park yerini alan bir adama sinirlenip lastiğini patlatması. Bu olay, kitabın temelini oluşturuyor ama maalesef ki hem basit hem de inandırıcılıktan uzak.
Hizmetçi serisinden sonra benzer tarzda bir sürpriz sonla okuyucuyu etkilemek istemiş fakat bu kez aynı başarıyı yakalayamamış. Belki hikâye hakim bakış açısıyla, yani üçüncü tekil anlatımla yazılsaydı bu sürpriz final daha inandırıcı olabilirdi
Kısacası, Sakın Yalan Söyleme yer yer sürükleyici olsa da yapay ters köşe hamleleri ve mantık hatalarıyla beni çokta tatmin etmedi ama yine de yazarın akıcı anlatımını seviyorum..
Bu tür önerebileceğiniz akıcı ve ters köşe kitaplar varsa önerilere açığım.
Teşekkürler buraya kadar okuduğunuz için...