Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 26 Mayıs 2025 00:00 Altı Saniye ~ Fatma Şamata
.
Öyle etkileyici ve öyle sürükleyici bir kitap okudum ki Her kitabında yazarın kalemini daha çok seviyorum. Altı saniye ise tek kitaplık inanılmaz sürükleyici ve gizemli bir kurguydu.
Kötü geçmişi olan biri kötü olmak zorunda mıydı? Yoksa bir seçim hakkı var olabilir miydi? Bu soruların cevabıydı Altı Saniye.
Kitap boyunca fikirlerim değişti durdu. Bir yanda geçmişini ve travmalarını okuduğum Poyraz’ı sevip güvenmek istedim, diğer yanda ise kimseye güvenemeyeceğimi düşünüp şüpheye düştüm.
Ekin yıllar önce yaşadığı şehre okulu için döndüğünde hiç iyi şeyler yaşamayacaktı. Hep sivri biri olarak anılıyordu ve insanlarla iyi anlaşamıyordu. İş arkadaşlarından oda arkadaşlarına kadar sorun yaşıyordu ama sırf birileriyle anlaşamıyor diye kötü olan o olacak değildi. Bir mağazada çalışırken telefon kulübesinde onu izleyen bir adamı fark etmesiyle yavaş yavaş sarsıntılar başlamıştı. Mor bir kolye, kolyenin ardından meydana gelen cinayetler ve karşımıza çıkan komiser Murat ile bir cinayet zanlısı şüphelisi olarak meydandaydı. Ya da kurban mı?
Her şey bir gece yağmur yağarken sığındığı kafede tanıştığı Poyraz ile tanışmasıyla mı başlamıştı? Yoksa Poyraz’la tanışmaları geçmişe mi dayanıyordu? Soluksuz okudum! Poyraz’ın hayatının zorluğu ve geçmişi beni darmadağın etti. Geçmişini okuduğum her saniyede o küçük çocuğa sarılmak istedim. Pişmanlıkları, korkuları ve acısıyla çok farklı bir karakterdi. Ekin ile yıllar sonra buluşması ve meydana gelen olaylar çok ama çok inanılmazdı. İlk karşılaşmaları ve esprili buluşmaları bir an gençlik kitabına sürüklerken bir an gerilimin içine düştük. Tüm bunlar öyle ahenkliydi ki bayıldım!
Sadece konuşarak birini öldürmek tabiri tam Ekin’e göreydi mesela. Onlar ve yağmur ile kurdukları bağ, kalbimi yerinden söken minik Oreo hadisesi ve daha birçok şeyle unutulmazdı. Özellikle son sayfalar
Yazarın notu ise inanılmazdı. En az kitap kadar harika bir notla bitti ve benim unutulmazlarım arasında yerini aldı. Kesinlikle ama kesinlikle şans vermelisiniz!
Altı saniye biri adına üzülmek için çok kısaydı. Peki ya birini suçlamak için yeterli miydi?