8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 11:07
Bugün akşam, yorgunluğun içinden sıyrılıp başucumda duran dergiyi açtım. Arka planda en sevdiğim çalma listem çalarken, satırlar arasında gezinmeye başladım. Ama bu öylesine bir okuma olmadı… Dergide okuduklarım kalbime dokundu, ruhumu sarstı diyebilirim. Aslında her şey kendimizle başlıyorken, ne kadar da gözümüzü başkalarına dikmişiz meğer. Kendimizi göremez olmuşuz. İnsanca yaşamak bu kadar mı zor? Kırıp dökmeden, zarar vermeden, sadece geçip gitmek… Bu kadar mı imkânsız oldu şu dünyada? Ne olurdu nefislerimizi durdurabilseydik? “Bu bana fazla,” diyebilseydik? Ne olurdu bir ağaç daha kesilmeseydi, bir masum can daha ölmeseydi? Ne olurdu doğa, hâlâ bizim yalvarışlarımıza cevap verecek kadar sağlıklı olsaydı? Biraz susabilsek… Biraz yavaşlayabilsek… Biraz kendimizi yoklayabilsek… Belki de en çok buna ihtiyacımız var artık. Dergide okuduğum bazı bölümler, beni bu düşüncelerle bambaşka yerlere götürdü. Doğayı nasıl kaybettiğimizi, toprağın işlevini nasıl yitirdiğini, polen taşıyan böceklerin yok olmasıyla birlikte tarımın nasıl tehdit altına girdiğini gördüm. Bu sadece bir çevre krizi değil, aynı zamanda bir vicdan kriziydi benim gözümde. Gelecekte temiz suya ulaşmak zorlaşacak, atmosfer karbonu tutamayacak, iklim delirecek ve biz, tüm bunlara seyirci kalmaya devam edersek… Artık doğa bizi koruyamayacak. En çok sarsıldığım bilgilerden biri de şuydu: Gazlı ocaklarda yemek pişirmek için kullanılan yakıt, yoğun trafikteki egzozlardan 10-100 kat daha fazla zararlı partikül yayıyormuş! Ve biz o havayı soluyoruz… Evde kullandığımız kokular bile akciğerlerimize zarar verebiliyormuş. Ne çok şeyi bilinçsizce yapıyormuşuz… Bir tür yok olduğunda ne mi olur? Ekosistem dirençliliği bozulur. Yani doğanın, dış etkiler karşısında dengesini koruma gücü zayıflar. Her şey birbirine bağlıyken, bir küçük canlının bile yok oluşu hepimizi etkiler. Ve ben artık şunu çok net görüyorum: Hepimiz üzerimize düşeni yapmalı, hatta fazlasını yapmalıyız. Çünkü doğa artık sessizce tükeniyor… Ve biz hâlâ sesimizi duymamış gibi davranıyoruz. Bu yazı sadece bir dergi sayfasından ibaret değildi benim için… Beni sarsan, farkındalığımı tazeleyen ve daha dikkatli yaşamam gerektiğini yüzüme çarpan bir uyarıydı. Umarım biz insanlar da daha fazla geç kalmadan, bu uyarılara kulak verebiliriz. Doğaya, kendimize ve birbirimize daha merhametle, daha bilinçli yaklaşabiliriz. Sevgiyle kalın.
Bilim ve Teknik - Sayı 689 (Nisan 2025)Bilim ve Teknik Dergisi · Tübitak Yayınları · 202552 okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.