Puan vermedi·36 syf.····Okunma: 20 Nisan 2025 23:13 Dinledi, dinledi, dinledi...Kulağa ninni gibi geliyor değil mi? Taylor ile tavşan arasındaki ahenk tıpkı bunun gibiydi. Taylor yeni bir şeyler inşa etmek ister. Oyuncaklarıyla özel bir şey tasarlar. Ancak bir anda her şey yıkılır, yerle bir olur. Taylor çok üzülür. Onu teselli etmek için önce yanına tavuk gelir, sonra sırayla ayı, fil, yılan, devekuşu ve sırtlan gelir. Hepsi kendi yöntemleriyle Tayloru teselli etmeye çalışır. Kimi bağırmasını, kimi bu duruma gülmesini kimi de saklanıp hiçbir şey olmamış gibi davranmasını söyler. Taylor hiçbirine aldırış etmez. Çünkü çok üzgündür. Ancak aralarından biri onu anlar: Yanına usulca yaklaşan tavşan. Tavşan sessizce Taylorun yanına gelir ve Taylor onu fark edene kadar yanında oturur, hiçbir şey söylemez. Taylor onu fark edince ona olan biteni anlatmaya başlar. Taylor anlatırken tavşan sadece dinler, konuşmaz. Taylor içinden geldiği gibi davranır, tavşan ona eşlik eder. Tavsiyede bulunmaz. Taylor sakinlestiğinde tavşan ona aklındaki planını söyler. Bu plan Taylorun hoşuna gider ve her şey başlangıçtaki halinden çok daha güzel olur.
Dinlemek ile duymak arasındaki fark nedir? Hepimiz bu iki kelimeyi aynı kabul ederiz. Ancak aynı değildir. Duymak etraftan sesleri gelmesi ve bunlari işitmektir. Dinlemek ise bilinçli, farkında olarak yapılan bir eylemdir. Kitap anaokulu ve ilkokul düzeyindeki öğrencilere hitap ediyor gibi görünse de dinlemenin ne kadar önemli olduğunu vurgulanması açısından herkese hitap ediyor. Birbirimizi dinlediğimizi sandığımız günümüz dünyasında herkesin bu kitaba bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Resimli kitaplari okurken resimleri de okumayı, görselleri incelemeyi de unutmayalım. Resimler verilmek istenen mesajı çok daha etkili hale getiriyor. Keyifli okumalar kitap dostlarim