Kitabı duyduğum andan beri bekliyordum ve beklerken bir kere bile heyecanım kırılmadı çünkü kapağı gördüğüm an aşık oldum. Kitap elime posterle ulaştı ama ayraç olmadığı için üzüldüm.
Konusu bence gayet özgündü ve hoştu.
Her hikaye birbirinden daha güzel ben favori bir tane seçemedim. Bittiği zamada bir boşluğa düştüm, ne hissedeceğimi bilemedim. Hikayeler birbirine bağlantılı ama ben bu bağlantıların hepsini bulabilmiş gibi hissetmiyorum açıkçası. Bu yüzden kitabı tekrar okumak istiyorum.
Her hikayeyi tekrar yaşamak tekrar hissetmek ve ağırlığı altında kalbim ezilirken hepsini anlatan nymphe’ye teşekkür etmek istiyorum. Çok güzel, harika bir kitaptı. Damla’nın yazım dilini Gümüş yürekten tanıyan biri olarak bu kitapta kullandığı dilin biraz daha ağır ve farklı olduğunu düşünüyorum. Bence kitap yavaş bir şekilde okunulmalı.
Her hikayede farklı hayatlar, yaşamlar ve farklı fantastik ögeler var.
Bütün hikayelere aşık oldum ama kalbimde yer edinen hikayeler sanırım cadısız köyün cadısı, mavi büyüyle dolu küre, yeminkıran, ejder şövalye, iki sarı kasımpatı ve ozanı anlatan ana hikaye…
Sonuna bayıldım, bitene kadar böyle bir şey olacağını düşünmemiştim. En yakın zamanda tekrar okuyacağım, herkese öneririm. Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron