Fazla Hissetmenin Eşiğinde
Puan vermedi·126 syf.··
2025 33. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2025 14:56
Genel olarak pek beğenebildiğim türden bir yapım değildi. Nitekim ben karakterlerin evli olan kadınlara karşı "uğruna ölecek" kadar büyük bir takıntı ve sevgi beslemesinden pek hoşlanamıyorum. Aynı duyguları Mehmet Rauf'un "Eylül" kitabında da hissetmiştim. Ahlaki değerlere uymuyor olması ya da bu gidişle evlilik denen yapıya çok daha güvensiz bir gözle bakılacağını bunun sonucunda ise toplumun büyük bir hızla yozlaşacak olması değil beni rahatsız eden. Karakterlerin her ne kadar kadına yüce duygularla taptığı düşünülse de bir yandan da Lotte'nin dediği gibi, elde edememişliliğin verdiği gereksiz bir gurur var bence. Bununla beraber ekonomik ve geçim sıkıntısı gibi bir kaygıları da bulunmadığı için insan duygularına, hayallerine, düşüncelerine çok daha fazla önem vermeye başlıyorlar. Sonuç olarak böylesine büyük bir burhan içerisindelerken karşılarına çıkan ilk heyecana atılmak istiyorlar ve Necip ve Werther gibi karakterler ortaya çıkıyor. Doğa, renkler, edebiyat, şiir, sanat, müzik vb. insanın hüzün duygularını pekçe pekiştiren olgular da bu gibi tiplerin ortaya çıkmasına tuz biber oluyor diyebiliriz. Ailevi durumu iyi olan, sürekli olarak birinin boyunduruğu altında bir işte çalışmak zorunda olmayan, parasal açıdan rahat olan ve dolayısıyla çok da işi olmayanların karşısına uğruna ızdırap çekebilecekleri bir kadınla karşılaşmaları ve onları birer Tanrıça olarak simgelendirmeleri o kadar da şaşırtıcı değil. Werther'in birçok acısına günümüz gözüyle baktığımızda çoğu zaman manasız bir dert arayışı gibi geliyor -başta kadınlara olmak üzere yine birçok konuya olan bakış açımızı daha geniş ve "yenilikçi" tuttuğumuz içindir muhtemelen-. Fakat üzerinden iki yüzden fazla yıl geçmesine rağmen Werther'in bazı sorunları gerçekten de günümüzde bizim de sıkça yakındığımız durumlar. Örneğin, Genç Werther, kendisini kısıtladığını ve sınırlandırdığını düşündüğü için, anlayışsız ve gereksiz kuralcı insanların boyunduruğu altında çalışmaktan sıkça yakınıyor. Günümüzde de durum pek farklı değil. Nitekim günümüzde de milyonlarca insan mutsuz, yorgun argın bir şekilde işe gidip günlerinin üçte te birini memnun olmayan bir şekilde tüketiyorlar. Aynı şekilde Werther'in Albert'le olan bir tartışmasında duygusal boşlukta olan insanların haddinden fazla küçük görülüp dertlerinin yadırganması da günümüzün başka büyük bir problemi. Werther, burada insanın empati duygusunun ne kadar gelişmemiş olduğuna ve yine aynı şekilde insanların tedavi edilemeyecek fiziksel rahatsızlıklarının olabildiği gibi pekâla ruhsal açıdan da tedavisinin olamadığı rahatsızlıkları olabileceklerine vurgu yapıyor. Günümüzde, özellikle sosyal medyanın da getirdiği siber zorbalık her geçen gün insanlığın empati duygusunu kaybettiğini görebiliyoruz. Sonuç olarak işin ahlaki boyutunu bir kenara bırakıp Werther gibi Doğa'nın kudretini kavramalı ve onu reddetmek yerine onunla bir bütün olmalıyız. Çünkü her ne kadar bu ekosistem bize vahşi ve acımasız gelse de o ekosistemin koparılamaz bir parçası olduğumuzu Doğa, safkan atlar gibi birçok örnekle karşımıza ipuçları bırakıyor.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.