Büyük bir hevesle okumaya başladım, konusu oldukça ilgi çekici görünüyordu : ASELSAN mühendislerinin şüpheli ölümleri, MİT’in devreye girmesi, siyasi entrikalar ve gizli operasyonlar… Tam da yakın tarihe farklı bir gözle bakmak isteyenlerin ilgisini çekebilecek bir kitap gibi görünüyordu. Ama ne yazık ki kitabı bitirdiğimde içimde ciddi bir hayal kırıklığı kaldı.
Öncelikle yazar, tarihi ve siyasi olayları roman kurgusu içinde anlatmaya çalışırken ne yazık ki hikâyeyi akıcı bir şekilde ilerletmeyi başaramamış. Olaylar havada kalıyor, karakterler derinlemesine işlenmiyor ve okuru içine çeken bir atmosfer yaratılamıyor. Bazı sahneler sırf gerilim yaratmak için uzatılmış gibi duruyor; ama bu gerilimin altı dolu değil. Olaylar arası bağlantılar zayıf olduğu için kurgu bütünlüğü sağlanamamış.
Bir de anlatım dili çok dağınık geldi bana. Bir yandan polisiye tadında ilerleyen sahneler var, bir yandan akademik tarih dersi gibi anlatılan bölümler… Bu iki dil arasında bir denge kurulamamış. Kitap boyunca defalarca “Hadi artık toparla şu hikâyeyi” diye içimden geçirdim.
Kısacası, Muhafız bana göre bolca iddia ve büyük beklenti yaratan ama bu beklentilerin altını dolduramayan bir roman olmuş. Konusu güzel; ama anlatımı, kurgusu ve karakterleri ile beni içine çekmeyi başaramadı. “Yakın tarihe farklı bakış” diye başladım, bol bol kafa karışıklığı ve kopuk kopuk olaylar zinciriyle bitirdim.
Okumak isteyenlere tavsiyem: beklentinizi çok yüksek tutmayın. Güzel fikirler var, ama işlenişi bana göre zayıf kalmış.
Muhafız