4/10
·256 syf.··
2025 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 13:02
Kitaptaki Ahmet isimli karakterin bir gecede uyuşturucudan kurtulması gibi mantıksal hataları bir kenara bırakarak, esas olarak işin dini yönünü ele almak istiyorum. Çünkü Vehhabilik ve Selefilik gibi sapkınlık bataklığı haline gelmiş anlayışların, aşırıya kaçmayı İslam dini gerekçesiyle savunmaları beni derinden rahatsız ediyor. Aşırılığın en bariz örneklerinden biri, “Şehide” isimli karakterin, İslami bir iffetmiş gibi gösterilerek, helali olmayan erkeklerle konuşmaması için kağıda yazı yazmasıdır. Bu tavır, kadına açıkça eziyettir. Eğer gerçekten böyle bir İslami iffetten söz edilebilseydi, edep ve ahlakıyla övündüğümüz Hz. Âişe ve Hz. Hatice validelerimizin böyle bir yaklaşımı benimsememesi mümkün olmazdı. Tarihe baktığımızda, onlar sahabelerle sayısız konuda açıkça istişarede bulunmuş olduklarını görürüz. Bir diğer problemli husus ise Ahmet’in evlilik şartlarıdır. Evlenmek istediği kadının siyah çarşaf giymesini zorunlu kılması ve eve giriş-çıkışların tamamının onun iznine bağlı olması; bu durum' kadını tamamen erkeğin tahakkümü altına sokar. Oysa İslam’daki evlilik, kadının erkeğin tahakkümü altında olması değil; karşılıklı istişare ve saygı üzerine kuruludur. Kitapta olmasa da olur dediğim, konu akışını bozmayan ancak bilinçli olarak eklenmiş olduğu anlaşılan bir başka nokta da, Ahmet’in öğrencisi Ali’nin polis karakola gidip “Siz tağutsunuz, devletiniz kâfirdir” demesidir. Tağut ve kâfir ilan etmek ağır bir suçtur ve İslam anlayışında bu konuda son derece titiz ve dikkatli davranılır. Hatalar ancak ilim ve sabırla düzeltilir; tekfir ve düşmanlıkla değil. Son olarak, Türkiye sınırına 10 kilometre yakın bir bölgede bir cihatçı örgüte katılım sağlanmaktadır. Haritaya baktığımızda, bu örgütün İŞİD artığı birkaç terör örgütünden biri olduğu açıkça görülmektedir. Bu tür örgütlerin işlediği sayısız zulmü görmezden gelip, sadece örgüte ait bir hastanenin vurulduğunu yazarak terör örgütünü masum göstermeye çalışmak tam anlamıyla akılsızlıktır. Kitabın Vehhabilik ve Selefilik üzerine yazıldığına dair en büyük delil, bastırıldığı yayın evinin Nuhbe Yayın Evi olmasıdır. Bu yayınevi ağırlıklı olarak Selefilik ve Vehhabilik üzerine kitaplar basmaktadır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, Selefilik ve Vehhabilik, İslam dini kisvesi altında üç doğru arasına bilinçli ve tehlikeli bir yanlışı yerleştirmiştir. Bu yüzden duyduklarımıza körü körüne inanmak yerine, her bilgiyi sorgulayarak ve şüpheyle değerlendirmek zorundayız.
Düşünce
Bir Mücahid ve Bir MücahideYılmaz Cengiz · Nuhbe Yayinevi · 2020719 okunma
·
97 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.