9/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 23:43
Bu kitabı bitirdiğimde, içimde bir yerin hem hafiflediğini hem de ağırlaştığını hissettim. Sanki yıllardır adı konmadan taşınan bir yük, nihayet görünür oldu. Anneme ait, annemin annesine ait, ve belki benden kızıma geçebilecek bir şeyin… artık geçmeyebileceğini fark ettim. Hilary McBride kelimeleriyle sadece konuşmuyor, içimizde bir yerleri sessizce dürtüyor. “Senin bedenin, benim utancımı taşımak zorunda değil” dediğinde, içimde bir kapı açıldı. Çünkü belki de yıllardır sadece kendi bedenimi değil, kuşakların suskunluğunu da taşıyordum. Sadece tartıya çıkarken değil, aynaya bakarken değil… Sevilirken, susarken, yargılarken ve yargılanırken. Kitap bana şunu söyledi: Kendini sevmek bir pozitiflik meselesi değil, bir özgürleşme meselesi. Kendini sevmek, sadece “kilo” ile değil, kendine duyduğun şefkatin sesiyle ilgili. Annemin aynasından görünen bedenimle artık başka bir ilişki kurmak istiyorum. Kendimi küçültmeden, değiştirmeye çalışmadan, sadece orada olduğum hâlimle. Kendi kızıma sessizce geçen bakışları fark etmek… ve gerekirse o zinciri orada kırmak istiyorum. Bu kitapla birlikte içimde bir niyet oluştu: Bedenimle savaşmayı değil, bedenimi dinlemeyi seçmek. Çünkü bedenim sadece bir görüntü değil; yaşanmışlıklarımın evi, sezgilerimin dili, hatırladıklarımın arşivi. Bu kitap bittiğinde şu cümle içimde yankılandı: “Bundan sonra kendimi olduğum gibi seveceğim — çünkü buna ben değil, içimdeki kız çocuğu da ihtiyaç duyuyor.” Ve evet… Artık aynaya başka bir gözle bakmak istiyorum. Kendime, anneme ve kızıma bir söz vererek.
Anneler, Kızları ve Beden AlgısıHillary L. McBride · Okuyan Us Yayıncılık · 2021526 okunma
··
329 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.