Gönderi

Puan vermedi·218 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 09:29
Tarihi kim yazıyor, ve biz nereden bakıyoruz? Farklı kaynaklardan tarih okumaları yaptıkça hem geçmişi hem günümüzü değerlendirmede bu sorunun önemini daha iyi anlıyorum Muhammed El-Şankıti’nin bu kitabı ise sadece tarih anlatmakla kalmıyor; bugünün mezhep temelli algılarını sorgulamaya, yeniden düşünmeye davet ediyor. Muhammed El-Şankıti’nin bu kitabı, sadece tarihsel olaylara ışık tutmakla kalmıyor, aynı zamanda bugünün mezhepsel bakış açılarını sorgulamaya ve yeniden düşünmeye çağırıyor. * Kitabın ilk bölümünde Türklerin İslam tarihine katkıları hakkındaki değerlendirmeler benim için yeni idi. Modern Arap literatüründe, (Haçlı Dönemi için ) İslami karşı seferlerde Türklerin rolünün sıklıkla gölgede bırakıldığını söylüyor. Oysa yazar, Frankların püskürtülmesi ve Sünni siyasi/ideolojik düzenin canlandırılmasında Türklerin rolünün, Haçlı Seferleri tarihindeki en önemli gelişmelerden biri olduğunu savunuyor. Bu bağlamda Endülüslü tarihçi İbn Haldun’un, 10. yüzyıldaki Türk hareketliliğini “ilahi takdir” olarak yorumlaması ve savaşçı Türklere övgüleri ilginçti. * Kitabın son bölümü de Selahaddin okumalarımı tamamlayıcı, hatta genişletici mahiyette idi. "Selahaddin ve Sünni-Şii polemikleri... Şankıti’nin analizine göre; Sünni tarihçiler Şii toplulukları genellikle Haçlılar ve Moğollarla işbirliği yapmış "tarihi hainler" olarak sunarken, Şii kaynaklar ise Selahaddin ve Baybars gibi büyük Sünni liderleri bile, sadece kendi iktidar maceralarını sürdüren aktörler olarak itibarsızlaştırıyor. Bu da tarihî anlatının hangi bakış açısından yapıldığının ne kadar belirleyici olduğunu gözler önüne seriyor. İstisnalar da var elbette ; Sünni tarihçi İbnü’l-Esîr’in Selahaddin’e yönelik eleştirileriyle, Şii tarihçi İbn Ebu Tay’ın onu övgüyle anması ve daha da ilginci günümüzde Şiilerin Selahaddin eleştirilerini İbnü'l Esir gibi kendi bakış açılarını yansıtan Sünniler üzerinden yapıyor olması tarih algımızla nasıl oynandığının bir göstergesi bana göre. Burda adını anmak istemediğim bazılarının pek sevdiği, benim haz etmediğim fesli merhum düşünürümüzün Selahaddin hakkındaki ipe sapa gelmez eleştirileri ise O'nun beslendiği kaynaklar hakkında ipucu veriyor gibi görünüyor. Haçlı Savaşlarının Etkisi Altında Sünni-Şii İlişkileri, benim tarihe bakışımı genişleten, yerleşik ezberleri sorgulamamı sağlayan bir metin oldu. Bugünün siyasal, toplumsal ve mezhepsel ayrışmalarını anlamak isteyen herkes için derinlikli ve ufuk açıcı bir okuma. Son bir alıntı ile bitirmek istiyorum. “Bir toplumsal grubun belli hatıraları, baskıya direnmede bir güç kaynağı olabilir; fakat ayırıcı hatıraların korunduğu ve beslendiği yerde, şiddetle toplumsal çatışma tekrar patlak verebilir.” Bu yaklaşım, mezhep polemiklerinin sadece geçmişe dair bir hesaplaşma değil, aynı zamanda bugünün toplumsal ayrışmalarına zemin hazırlayan dinamiklerle de ilişkili olduğunu hatırlatıyor.
Haçlı Savaşlarının Etkisi Altında Sünni-Şii İlişkileriMuhammed B.El-Muhtar Eş-Şankiti · Mana Yayınları · 201622 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.