·380 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Haziran 2025 21:21 Zamanında televizyonda izlediğim bir program vardı. "Ömür dediğin" İsmindeydi. O programa yaşları geçkin, ununu eleyip eleğini asmış insanlar çıkar hayat hikayelerini anlatırlardı. Bu kitabı okurken de o program aklıma geldi.
İsak'ın yabana gelip orayı yaşanabilir bir yer haline getirmesi 10 tane çiftlik kurulmasına sebep olması en başından bir başarı hikayesi. Yıllar her ne kadar onu yaşlandırsa da nasırlı elleri makine gibi işlemekten hiçbir zaman geri durmadı.
Bu hikaye baştan aşağı İsak' ın hikayesi onun başarısı.
Toprak onunla bereketlendi. Ağaç onun elinde ehlileşti. İsak gerçek bit bir hayat yaşadı. Biz de bu kitabı okurken İsak' ın sıfırdan başlangıç yaparak neler başardığına şahit olduk. Doğa ve insan bir arada birbirlerini besledi. Hiçbir karekter İsak değildi. Onun gibi olmaya çalışanlar ise hüsrana uğradı. Çünkü hiçbiri gücünü topraktan almamış beyhude çabalara girişmişlerdi.
Hayata anlam katmak, çalışmak ve toprak konularını okuyucuya çok iyi hissettiren bir eser. Sıkılmadan sonunun gelmesini hiç istemediğim bir kitap.