Aile geçmişimizden gerçekten ne kadar özgürüz?
Bugün bir kitabı değil, bir farkındalık deneyimini paylaşmak istiyorum. Psikosoybilim, bireyin yaşamında tekrar eden kalıpların, travmaların ve hatta hastalıkların, sadece kendi yaşantısından değil, nesiller boyu aktarılan bilinçdışı mirastan da kaynaklanabileceğini savunuyor.
Anne Ancelin Schützenberger, terapötik bir yaklaşımla “aile ağacı” üzerinden duygusal mirasın izini sürüyor. Kitap boyunca sıkça karşıma çıkan şu sorular beni fazlasıyla etkiledi:
Ailede kimlerin kaderini “yeniden sahneliyoruz”?
Konuşulmayan sırlar, bastırılmış acılar bizim hayatımıza nasıl sızıyor?
Doğduğumuz tarih bile bazı döngülerin parçası olabilir mi?
Kendimizi tanımaya çalışırken, sadece kendi hikâyemizi değil; annemizin, büyükbabamızın, hatta bazen tanımadığımız atalarımızın hikâyelerini de anlamamız gerekebilir.
Bu kitap beni hem düşündürdü hem de kendi soy ağacıma farklı bir gözle bakmaya itti. İçsel çözülmelere meraklı herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap diyebilirim.