·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Haziran 2025 21:51 ESİR ŞEHRİN İNSANLARI-KEMAL TAHİR,448 sayfa,
~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~
Esir Şehir üçlemesinin ilk kitabı olan “Esir Şehrin İnsanları “ romanında yazar İşgal altındaki istanbul’da yaşayan bir paşa oğlunun hayatı ve işgalin halk üzerindeki etkilerini anlatıyor.Yazar üç tip insanın varlığını öyle güzel anlatmış ki romanda,günümüzdeki olaylarla karşılaştırdığımızda ülke insanında hiç bir değişikliğin olmadığını anlıyoruz.
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Yazarın bahsettiği üç tip insanlar:İstanbul Hükümeti’ni yani padişahı tutanlar,padişah ve halifelikten vazgeçmeyenler,Vatanı için canını seve seve veren Kuvayi Milliyeciler ve her şeyi oluruna bırakan,hiç bir şeyi umursamayan vurdumduymazlar…
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Roman karakteri Kamil bey bu üçüncü gruba giren insan tiplerinden.Bir paşa oğlu ve kendisi gibi bir paşa kızı olan Nermin ile evlidir.Üç dört dil bilen,iyi
bir eğitim almış ,dünyanın pek çok yerini gezmiş görmüş ama ülkesinin sorunlarından bihaber olan Kamil bey ve ailesi için hayat onlara güzeldir ve uzun süre yaşadıkları İspanya’dan 1.Dünya Savaşı’nın başlaması ile yurda dönmek zorunda kalmışlardır.İstanbul’un işgal edilmesi bile onların yaşamlarında bir değişikliğe yol açmamış ama zamanla Kamil beyin iç yaşamındaki değişiklikleri ,kendisi ile mücadelesini okudukça bir insanın nasıl pasif,çekingen,saf bir halden mücadeleci,vatanperver,dik duruşlu ve sarsılmaz bir kişiliğe dönüştüğünü görüyoruz.Kamil beye hayran kalırken ülkede öyle bir insan grubunu daha görüp okuyoruz ki ülkenin tamamı böyle olsaydı şimdi bu ülke de olmaz Mustafa Kemal Atatürk’de olmazdı diyebiliyoruz…
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
İşgal altında olan bir şehirde öyle insanlar da var ki ihanet ve işgalcilerle işbirliği içinde,kendi askerini çeteci ve bir avuç maceracı gören,işgali haklı bulan,hâlâ düşmanla işbirliği içinde olan padişahtan medet uman,dalkavuk,fırsatçı bana neci insanlar…Bu insanlar yetmiyormuş gibi birde yaşananlar karşısındaki çaresizlikler,yönetim boşluğu,adaletsizlik,insanların çırpınışları…
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Kısaca bu ülke kolay kurulmadı dedirtiyor insana…
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
“Çöküntü devirlerinde iki çeşit insan meydana çıkıyor. Namussuzlarla namuslular… iki tarafta da boğuşma büyük bir şiddetle, açıktan yürüyor. Hele önce vatandaş, sonra insan olunması gereken dehşetli sıralarda faziletle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muhabere yok. Muharebede düşman karşıdadır. Üniformalıdır. Az da olsa, çok olsa da bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın, kovalarsın…Anında ölenler, yaralananlar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde dost kim, düşman kim, bilinmez!”