Brodie’nin narsisizmi, en başta entelektüel bir "eğitim modeli" gibi görünse de zamanla kendi varlığını yüceltme aracına dönüşüyor. Seçtiği öğrenciler birer birey değil, onun hayat oyununda biçim vermek istediği figürler haline geliyor. Brodie kendini bir ideolojinin nesnesi haline getiriyor, sonra da öğrencilerini kendi arzularının nesnesi kılıyor. Hem bir faşizan hem de patolojik bir kontrolcü.