İçimde Taşınan Yasaklı Alanlar
Sana bir sessizlik bırakıyorum. Çığlık atmayan ama duvarlarda yankı bulan bir sessizlik bu. Kendi içime gömdüğüm her söz, zamanla bir mezara dönüştü. Şimdi o mezarlıkta senin adını taşıyan bir boşluk var. Seni çok önce unutmam gerekirdi. Ama bazı acılar, unutulmak için değil; yaşamak için vardır. Ben seni yaşadım. Kendimden vazgeçme pahasına bile olsa, senden geçemedim. Hem Bütün sevdiklerimide ustaca kandırdım. Kimi susarak, kimi çok konuşarak. Ama en çok kendimi aldattım biliyormusun. Çünkü seni haklı çıkaracak hiçbir sebep yoktu. Gözlerinden Başka! İşte bu yüzden ben, hep seni haklıymış gibi sevdim. Sana bir ipucu bıraktım kabuk tutmaz artık istesede . Cinayeti işleyen bendim. Ama kurban ben miydim, sen miydin, bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu: O gece içimde öyle bir bir şey öldü’ki Suni teneffüs yapsamda hâlâ dirilmedi. Vasiyetim yok. Çünkü sana bırakacak hiçbir temiz yanım kalmadı. Sadece kırık bir cümleyi sana emanet ediyorum: “Acımı içine çekme ” Ben sustum, evet. Ama senin sesin, içimde hâlâ et parçama kan pompalıyor . Sana ait olmayan her şeyi attım. Ama içimdeki sen, hâlâ çıkmamış bir kurşun gibi duruyor. Yaren Kayıp Artık mevsim değil, bir hâl yaşıyorum: Ne sıcak, ne soğuk. Sadece yanık. bil ki: Ben seni affetmedim. Sadece hatırlamaktan yoruldum....... Safa Akdağ
Alıntı
·
1 +1'leme
·
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.