·520 syf.····Okunma: 13 Haziran 2025 07:00 Kitabı okumadan önce, ara ara okurken ve nihayet okumam bittikten sonra kitapla ilgili yapılan yorumlara baktığımda genellikle polisiye yönünün tahmin edilebilir olduğu, Baley’in çözümlemelerinin ise hem tekrara düştüğü hem de aniden gelişen fikirlerle ilerlediği ifade ediliyordu. Açıkçası ben kitabı yaklaşık bir ayda, uzun aralar vererek ve parçalı şekilde okudum. Bu sebeple,kitabında yayımlandığını düşündüğüm şekliyle adeta tefrika halinde okumuş gibi oldum ve bu tarz eleştiriler beni pek etkilemedi. Belki de iyi bir polisiye okuru olmadığım için de bu yönler beni rahatsız etmemiş olabilir.
Asimov’da sevdiğim şey; sonsuzmuş gibi gelen hayal gücüyle kurmuş olduğu evrenler ve bu evrenlerde yarattığı karakterlerin güçlü tasviri. Örneğin, karşı cephedeki “Küreselci” Amadiro, o kurt bakışlarıyla zihnimde net bir şekilde canlandırabildim. Başkanın sahneleri de aynı şekilde oldukça etkileyiciydi.
Solaryalı karakter Gladia ile Dr. Falsolte’nin kızı Vasilia'nın benzerliği ve fakat yüz ifadeleriyle net bir şekilde ayrılmaları, çok iyi ve ince düşünülmüş detaylardandı ve bu fark, karakterlerin derinliğini hissettirdi.
Baley’le birlikte ben de sürekli savrulduğum için, o sona ulaşmak ise gerçekten heyecan vericiydi.
Farklı gezegenlerin bambaşka dünyalar olarak tasarlanması da beni etkileyen bir diğer unsurdu. Her bir gezegenin kendi ahlaki yapısı, sosyal sistemi ve düşünsel temelleriyle inşa edilmesi; çok katmanlı bir anlatı ortaya koyuyor. Asimov’un bu derinliği, ona duyduğum saygıyı ve sevgiyi bir kat daha artırdı.
Bazı yorumlarda Asimov’un adının, kurgunun önüne geçtiğinin de söylenmiş olduğunu gördüğümü hatırlıyorum. Bu eleştiri olumsuz gibi dursa da ben olumlu tarafından bakıyorum: Asimov, öyle bir hayal gücüne ve bilgi birikimine sahip ki, herhangi bir temel kurguya dahil olsa bile kendi tarzıyla o yapıyı derinleştirir, hayal gücünü bilgiyle yoğurarak çok boyutlu bir eser ortaya koyacağını bana şimdiye kadar okuduğum kitaplarının her detayında, bana hissettirdi.
Ve son söz olarak Baley'in de dediği gibi:
"Hoşça kal - dostum Giskard."