·376 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2025 15:47 Aynı yazarın "Çizgili Pijamalı Çocuk" kitabını okuyup çok sevmiştim. Bu bana onun kadar güzel gelmedi. İkisi de roman olsa da farklı tarzlarda iki kitap sonuçta. Çizgili Pijamalı Çocuk daha kısa ve teknik olarak daha basit. Bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. Sadece anlatıcı ve zaman-mekân olarak daha sınırlı, daha düz demek istiyorum. Bu romanda anlatıcı birkaç kez değişiyor. Vaka zamanı bayağı uzun. 1930'lardan başlıyor, 2000'lere kadar geliyor. Romanın başlarında genç bir garson olarak gördüğümüz Maurice Swift'in yıllar içinde ünlü bir yazar olmak için gösterdiği çabayı okuyoruz. Bu uğurda yaptıkları ahlâki yönden sorgulanmaya açık hatta zaman zaman bu kadar da olmaz dedirtecek cinsten, insanı hayrete düşüren şeyler(intihal gibi, bazısı yazar olan eşcinsellerin kendisiyle ilişkisine izin vermek gibi, adam öldürmek gibi). Maurice Swift'in bu gözü dönmüşlüğü, bu hırsı romanda daha canlı ve sürükleyici şekilde anlatılsaydı daha güzel bir kitap olabilirdi belki. Bu şekilde biraz ağır ilerliyor. Yine de ilginç bir kitap. Kitabın sonlarına gelene kadar adıyla bir bağlantı kuramamıştım. Sonlara doğru Maurice'in Theo'ya söylediği şu sözlerden sonra anladım: "Hırsla ilgili o eski deyişi de duymuşsundur, değil mi? Gökyüzüne merdiven dayamak gibidir. Beyhude bir enerji kaybı."