10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Okurken en zevk aldığım kitaplardan biri oldu... Ne vıcık vıcık bir aşkla evrenin akışına müdahale edilmiş, ne duygulardan tamamen uzak bir insanlık var edilmiş; demem o ki her şey dozunda işlenmiş. Her bir karakterin kendi derinliği var ve karakter fazlalığına rağmen hepsiyle bağ kurmak çok kolay. Son sayfayı çevirdiğimde en silik karakter bile içimde bir noktaya yerleşmişti. İçeriğinden bahsetmeyeceğim, değindiği unsurlar benim için daha değerliydi. Yazar hiç olmayan bir gerçeklikten bahsetmek yerine olan gerçekliği kitaba uyarlayarak topluma dokunmuş. Bizimkinden tamamen farklı ama bir o kadar aynı bir tarihi okudum. Her satırda toplumdan, sistemden bir parça buldum. Mavi gözlü, sarı saçlı adamdan; içimizde yaşayan, duygularımızla beslediğimiz kara kuzguna kadar. Konusu ayrıca güzel ama zannımca bir kitabın konusu değil anlattığı daha değerli ve bu kitabın anlattıklarını herkes okumalı. Gerçek çarpıtılarak ancak bu kadar zevkli olabilirdi. Not: Evrenin kendine ait bir dili ve haritası var!
Kelebeğin İkinci Günü: On İkiyi On Üç GeçeD. Lslkay · Orionebula Yayınevi · 013 okunma
··
185 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.