Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 15 Haziran 2025 23:33 Geçmişe baktığımız zaman kim olduğumuzun nerde doğduğumuzun, neleri başardığımızın bir önemi yoktur. Hissettiğimiz şeyler üç aşağı beş yukarı aynıdır. Biraz hüzün, biraz pişmanlık, biraz hayal kırıklığı ve buruk bir tebessümdür. Geçmişin şöyle acı bir özelliği vardır; değiştirilemez. Geçmişle yüzleşilir.
Geleceğin kaç yüzü var bilmiyorum ama geçmişin iki yüzü var. Biri bizim hatırladığımız, biri de geride bıraktığımız kişilerin hatırladıkları. Ve ikisi asla aynı değildir.
Koşup duruyoruz. Kaçıp duruyoruz. Başlangıç noktasından ne kadar uzaklaşırsak bunu başarı olarak görüyoruz. Peki bu gerçekten böyle mi?
Büyüyoruz. Yaşadığımız evler, semtler değişiyor.
Biz büyüyoruz. Diplomalar sertifikalar birikiyor. Biz büyüyoruz. Arkadaşlarımız, dostlarımız sevdiklerimiz değişiyor. Sahi birlikte seksek, saklambaç, kör ebe oynadığımız, salçalı ekmek yediğimiz, akşam ezanıyla koştur koştur eve gittiğimiz çocuklar nerdeler?
Sahi ben nerdeyim? siz nerdesiniz?
Çocukluğumuz, ilk gençliğimiz, mutluluğumuz, ümidimiz siz nerdesiniz?
(NOT: Kitabın konusunu her yerden bulabilirsiniz. Ben kitabı okurken hissettiklerimi paylaşmak istedim. )