Savaşın acımasız yönünü, ajitasyon yapmadan çok sade ve çok gerçekçi bir şekilde üstelik sadece 76 sayfaya çok iyi bir biçimde yansıtmış yazar. Özellikle son zamanlarda karşımıza çıkan "savaş severlerin" bence kesinlikle okuması gereken bir kitap. Savaşin o "her şeyin anlamını yitirdiği" noktasında hiç bir şeyin öneminin kalmadığını aslolan seyin gerçekten hayatta kalmak oldugu çok güzel ifade edilmiş. Ben beğendim. Ama her bünye de kaldıramaz bence böyle bir kitap okumayı.
"Evde her gün banyo yapardım. Anlıyor musunuz, su dolu bir küvet. Hem de ağzına kadar. Ama şimdi bazı günler yüzümü yikayamiyorum bile, kafam kabuk bağlamış, uyuz gibi birsey olmuşum ve tüm vücudum kaşınıyor, bir şey bedenimde geziniyor da geziniyor... Ben pislikten çıldırıyorum. Sığır gibiyim, kendimden iğreniyorum, kendimi tanıyamıyorum ve ölüm o kadar da korkunç gelmiyor artık. Şarapnellerinizle beynimi parcaliyorsunuz, beynimi! Nereye ateş etseniz, mermilerinizin hepsi beynimi buluyor."