Merhabalar, sizlere serinin ikinci kitabı ile geldim. Benim gibi okuyan arkadaşlar bilir ilk kitabımızda Luna, Arm, Hodbin, Beau ve Dante. O çok istedikleri Gizlimana gelirler. Ama hiç birşey göründüğü yada umdukları gibi olmadı. Neden mi? Çünkü tutsak ediliyorlar.
Burada yaşamak çok zordu bir takım yaşam savaşları vermeleri gerekiyordu. Ve bu gizlimanda hepsi de ayrı ayrı sınava tabi tutulmaktadır. Sadece sınav olsa iyi birde tutsak ediliyorlar. Burada yaşamak için kazanmaları şart. Ki sadece bizim beşli değil buranın sakinleri de dahil bu sınavlara tabi tutulurlar.
Sadakat,aldatma,ölüm,kalım mücadelesi,tehlikeli oyunlar. Yarışmalarda şart yok, kural yok en önemlisi güven yok. Ya birlik olup kazanacaklar yada birbirlerine ihanet ile sonuçlanacak. Bu savaşta herşey mübah. Bakalım bizim ekip bu zorlu süreci nasıl değerlendirecekler. Her birinin iç dünyalarını okumak çok iyiydi. Kim dost kim düşman belli olmayan bu oyunlardan galip gelebilecekler mi? Bizimkileri neler bekliyor. Kitap öyle bir yerde bitti ki gel de merak etme.
Ha bu arada hodbin ve Lunu aralarındaki sözlü atışmaları okurken kendinizi gülerken bulacaksınız. Beau ile Dante ise çok farklıydı.
Bazen kazanmak için elindeki her taşı kullanman gerekir.
Bana beladan başka bir şey getirmiyorsun.
Bela, biziz. Sen ve ben. "
Belki de olduğu kişiyle yetinmeyip olmayı seçtiği kişi olmalıydı insan.
İnsanın kendi yaratılışına denk biriyle olmasının verdiği özgürlük, bambaşkaydı doğrusu. Kınanmadan, hor görülmeden, sadece olduğun gibi kabul edilerek var olmak.
Övgü DeveciDOKUZ YAYINLARI