Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 13 Haziran 2006 00:00 Bu kitabı okurken içim hem ısındı hem burkuldu. Şeker Portakalı, küçük bir çocuk olan Zeze’nin gözünden yazılmış. Ama öyle “çocuk kitabı” deyip geçme; aslında bize büyüklere çok şey anlatıyor.
Zeze yaramaz gibi görünse de aslında inanılmaz duyarlı, hayal gücü yüksek ve sevgiye aç bir çocuk. Fakir bir ailede büyüyor, yaşadıkları kolay değil. Ama o her şeye rağmen umut etmeyi, sevmeyi bırakmıyor. Bahçedeki şeker portakalı fidanıyla bile konuşuyor. Çünkü bazen insanlar değil, ağaçlar daha iyi dinliyor.
Kitabı okurken bazen güldüm, ama daha çok içim acıdı. Hele sonlara doğru baya duygulandım. Yazar, Zeze’nin gözünden dünyayı öyle güzel anlatmış ki, bazı cümlelerde durup tekrar tekrar düşündüm.
Kısacası, Şeker Portakalı sadece bir çocuğun hikâyesi değil. Hayatın, sevginin ve büyümenin ne kadar zor ama aynı zamanda ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir kitap. Hâlâ okumadıysan, çok şey kaçırıyorsun diyebilirim.