Merhaba seriyi okuyanlar bilir. Sekiz arkadaş bir arkadaşlari için bir suç işlemişlerdi. İçlerinden Arden suçu üstlenip hapise gitmişti. Bu grup o olaydan sonra kopmuşlardı. Ta ki Yağız ve Nil karşılaşana kadar. Tek amaçları herkesi bulup eskisi gibi olmalarıydı. Ki başardılarda. Ama geçmişin gölgesi bir türlü peşlerini bırakmadı. İlk kitap bir silah sesi ile son bulmuştu.
İkinci kitapta kimin vurulduğunu öğreniyoruz. Nil.
Nil'in vurulmasıyla sanki hepsi vurulmuştu. Özellikle de Arden. On altı gün sonra Nil gözlerini açar. Birbirlerini ilk bulduklarında Arden sürekli kaçıyordu. Ama bu sefer kaçmayı geçtim bir dakika bile Nili gözünün önünden ayırmaz ve duygularını artık gizli gizli değil. Birbir yaşayarak göstermekte.
Demir ahh be demir sana ne desem bilemedim ki yıllarca karşılıksız sevmek. Çocukluk döneminden beri Nil'i sever ama arada Arden olduğu için sessiz kalmıştı. Nil de onu görmüyordu. Herşeyi açık açık konuşur. Gitmek istese de gidemez bir türlü.
Hastane de yattığı bir gün Ankara'da Nil'i takip eden adam birden odasına girer. Herşeyi arkadaşlarına anlatır. Arden buranın güven de olmadığını söyleyerek Ankara'ya otele dönmelerini oranın güvende olduğunu söyler. Ama hiç bir şey düşündüğü gibi olmuyor. Altınsoylar peşlerini bırakmıyor.
Dört bir yandan saldırıya geçtiler. Otelin mühürlenmesi, rüzgarın açığa alınması ve bunlar yetmezmiş gibi Nil kaçırılıyor. Mecburen Altınsoyların teklifini kabul etmek zorunda kalırlar. Altınsoylar neden o belleğin peşinde, o bellekte ne var hepsinin cevabı kitabın geri kalanında.
Yaa yağız yine benim favorimdi yaa.