Size hiç kimse anlatmadı mı? Dilek tuttuğunuz yıldızların çoğunun çoktan sönüp gittiğini.
Bana hiç kimse anlatmadı, yıldızların dilek tutamayacağını.
Seride en az beğendiğim kitap oldu sanırım. Sevmedim diyemem sevdim ama keşke şöyle olsaydı dediğim, yanlış veya eksik bulduğum noktalar vardı. Canımı sıkan yerler vardı.
Kitapta yer yer hemen her karaktere sinir oldum. Bir ara Sina'ya sinirlenirken buldum kendimi dedim Sina bile sinirimi bozduysa elle tutulur bir karakter kalmamıştır. Ama kitabın sonunda en azından karakterlerle ilgili bir ters köşe olmadığını söyleyebilirim. Kimse nefretimi veya sevgini kazanmadı. Herkes gözümde aynı şu anda.
Bu kitapta Nova ile birlikte evrenle ilgili yeni şeyler öğreniyoruz. Nova bizim bildiğimiz ama kendisinin bilmediği yeni şeyler öğreniyor. Çoğunlukla Nova'nın hem psikolojik hem de fiziksel gelişimini konu alan bir kitap oldu. Gelişimini görmek çok güzel, Nova'nın güçlendiğini okumak çok güzel ama aksiyon açısından beklentimin aşağısında kaldı.
Özellikle de Ejderha ve Yıldız'dan sonra daha aksiyonlu bir kitap bekliyordum. Beklentimi karşılamayan yönlerden bahsedeyim.
1-) Lilith: Öncelikle Lilith'i uyandıralım, Tanrıçalar'ın başına bela olsun gibi bir düşünce ortaya atıldığında ben Lilith'in gerçekten bütün diyarı birbirine katacağını düşünmüştüm ama sondaki hamlesi dışında pek bir aktifliği yoktu açıkçası. Fazlasıyla beklentimin altında kaldı. Sağlam bir karakter aslında. Çok güzel yazılıp kullanılabilecek bir karakter ama arka planda kaldığını düşünüyorum. Efsaneler ve Lanetler'de daha ön planda olacağını umuyorum. Okur olarak ben Lilith'i (ya da Vera farketmez) daha fazla okumak isterdim. Daha aktif, olayların içinde olan, herkesin karşısında duran bir karakter olarak okumak isterdim.
2-) Tanrıçalar: Tanrıçalar'dan beklentim de Lilith ile hemen hemen aynı seviyedeydi. Daha baskın olmalarını bekliyordum ama olmadı maalesef. Sadece arada bir gelip Nova'yı tehdit ettiler onun dışında bir aktifliklerini göremedik. Ama son kitapta düelloları da okuyacağımız için yüksek ihtimalle daha ön planda olurlar.
3-)Daren-Nova arasındaki ayrılık, kavgalar: Hoşuma gitmediğini söyleyebilirim. Daren asla eski Daren gibi hissettirmedi bir yerden sonra sürekli birbirlerine nefret kusmalarını okuduk ve açıkçası bu benim hiç hoşuma gitmedi. Gerek yoktu gibi düşünüyorum kitabın %10'unda birliktelerse %90'nında ayrılardı. Sonu hariç, sonunu sevdim beğendim (720-724 arası oh be dedirtti.).
-Genel anlamda ben bu kitapta daha çok savaş ve aksiyon beklerken çok daha durgun bir kitap okuduk. Bir yerden sonra sürekli tekrara düşüyormuş gibi hissettim. Tam bir şey olacak diyorsunuz olamıyor. Bir olay yaşanıyor etkileri büyük olur diyorsunuz sönüp gidiyor. Genel anlamda Nova'nın Vâris olma çabasını okuduk. Eğer kitabın anlatmak istediği asıl şey bu ise 736 sayfaya gerek yoktu diye düşünüyorum. Bir yerden sonra gereksiz uzadığını hissettim.
En beğendiğim noktaları başı ve sonuydu.
-Özellikle sayfa 84-87 arası şahaneydi. Arın'ı serinin başından beri çok sevmiyorum ama Arın'a ısınmama sebep oldu. Heyecandan ne okuduğumu anlamlandıramadım o sahnede çok güzeldi.
-Sonu ise üzdü beni. Ağlamadım ama içim kan ağladı. Güzel bir son muydu, evet ben çok beğendim.
Beklediğimden daha farklı bir kitap olsa da güzeldi. Son kitapta daha bol aksiyon bekliyorum. Nova'nın güçlerini ortaya koyduğu bir kitap bekliyorum. Serinin mutsuz sonla biteceğini düşünmüyorum. Umarım sevdiğim kimse ölmez.