Puan vermedi·520 syf.····Okunma: 25 Haziran 2025 21:00 Osman Balcıgil’in kaleminden çıkan bu roman, sadece bir hayat hikâyesini değil; bir dönemi, bir kuşağı ve Cumhuriyet’in edebiyatla yoğrulmuş tarihini anlatıyor. “Cumhuriyet Gibi Bir Kadın” sadece Nahit Hanım’ın değil, aynı zamanda Sabahattin Ali’nin, Orhan Veli’nin, Necip Fazıl’ın ve daha nicelerinin hikâyesine ayna tutan bir eser.
Henüz 19 yaşında bir genç kızken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sofrasına oturup onunla vals yapan Nahit Hanım, hayatı boyunca hem aşkların hem de ideallerin merkezinde olmuş. Felsefe okusa da Edebiyat öğretmeni olarak görev yapmıştır ve bu dönemde; döneminin en büyük şairlerinden Sabahattin Ali’nin sarsıcı aşkına, Necip Fazıl’ın rahatsız edici ısrarlarına tanıklık ediyoruz. Sabahattin Ali’nin evli bir kadına defalarca aşk mektupları yazması, Necip Fazıl’ın onu evliyken boşanmaya zorlayacak kadar ileri gitmesi, Nahit Hanım’ın karşı koyuşuyla çarpıcı şekilde yansıtılıyor.
Tüm bu duygusal fırtınaların arasında ise bambaşka bir bağ kurduğu kişi çıkıyor karşımıza: eşinin öğrencisi olan Orhan Veli. Aralarındaki yaş farkına rağmen başlayan mektuplaşmalar ve gizli görüşmeler, okuyucuya yalnızca bir aşkı değil, aynı zamanda derin bir vicdani sorgulamayı da sunuyor. Orhan Veli’nin Nahit’e olan sevgisi hem saf hem çocuksu; fakat dönemin ağır toplumsal baskıları bu ilişkiyi daima gölgede bırakıyor. Üstelik bir baloda dönemin TBMM başkan vekili Ahmet Tevfik İleri’nin dans teklifini reddetmesi Nahit Hanım’ın Edirne’ye sürgün edilmesine kadar varan siyasi sonuçlar doğuruyor. Kitap, yalnızca bireysel hikâyelere değil; aynı zamanda dönemin siyasi atmosferine, sanat ve edebiyat dünyasına da ışık tutuyor. Dergilerin kuruluş aşamaları, şiirlerin yazılış serüveni, edebiyat sohbetleri ve dönemin aydınlarının birbiriyle olan ilişkileri, okuyucuya sadece tarihî bir bakış değil, aynı zamanda insanî bir derinlik de sunuyor.
Orhan Veli’nin tesadüfen aynı otel odasını paylaştığı kişinin ünlü şarkıcı Dario Moreno çıkması, ve “Anlatamıyorum” şiirini kendi üstüne alınması. (daha fazla spoiler yok)
Orhan Veli’nin çocukluğundan itibaren hayatla olan inişli çıkışlı ilişkisi, sonunda trajik bir olayla son buluyor. 11 Kasım’da Ankara Sıhhıye’de rögara düşmesi ve birkaç gün sonra, 15 Kasım’da hayatını kaybetmesi, Nahit Hanım’ın yaşamında derin bir iz bırakıyor. Onun bu kaybı nasıl yaşadığı, eşinden neden ve ne zaman ayrıldığı gibi detaylar, büyük bir iç hesaplaşmayı da gözler önüne seriyor. Orhan hayattayken bu ayrılığı gerçekleştirmemesinin sebebi…
Osman Balcıgil’in anlatımı güçlü, akıcı ve etkileyici. Gerçek olaylarla kurmaca arasında ustalıkla kurulmuş bir denge var.
Mutlaka okunmalı bu eser.