Tebliğ vazifesini yapmak için tüm sıkıntıları aşıp koşabiliyor muyuz Rasulullah (asm) gibi?
Sırf rıza-yı ilahi için Medine’ye öğretmen olarak gönderilen Musab bin Umeyr gibi, arkamızda bırakıyor muyuz ana babamızı?
İlim tahsili için 9 yaşından itibaren şehir şehir gezip medreselerde tahsil gören Bediüzzaman Hazretleri gibi, çocukluğumuzu, gençliğimizi Allah yolunda feda edebiliyor muyuz? Ya da evladlarımızı?
ÖZETLE: Dünyalık bir isteğimiz için zorladığımız bütün şartları, Allah’a hizmette zorluyor muyuz?