·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Haziran 2025 17:24 Yıllar sonra Peyami Safa okudum ve kendime çok kızdım neden daha çok okumuyorum ki?
Bilmediğim kelimeler fazlaydı ama cümle bütününden de anlıyorsunuz zaten. Peyami Safa bu kitabında eşsiz ruh tahlilleriyle beni içine çekti zaten ben de günde belli bir süreyi bu iş için harcıyorum :)
Doğu- Batı, madde-mana, ruh-beden, idealizm-materyalizm… Aynı evde yaşıyoruz ama hepimizin ruhunda kendi fırtınası kopuyor.
Samim’in zihninde yarattığı, önsözünü bir intihardan sonra tamamlamayı düşündüğü ütopya ülkesi Simeranya birçok konuda bu dünyadan sıyrılıp orada yaşama isteği uyandırdı.
Sadece dünyaya yemek yemek için gelmiş Besim, her şeyi kendine dert edinen hastalanan Mefharet, annesine olan savaşı yüzünden kendine zarar veren Selmin, aklı ve zihni Paris’te olan Meral, çapkın ama erkek olduğu için her şey mübah olan Ferhat, çeyrek asır sonra her şeyin başladığı yerde kalbi duran Necile. Sizinle tanışmak güzeldi. Ama en çok Samim ile tanıştığım için keyifliyim. Bana kalırsa asıl yalnız olan sendin Samim. Kimse seni anlayacak seviyede değildi, kimse sende şüphe uyandırmayacak kadar dürüst ve zeki değildi. Meral senin aşkını hak etmiyordu, Necile’ye de sahip çıkamamıştın zaten…