Kitabı az önce bitirdim ve en baştan yazarın bu seriye ait ilk iki kitabında olduğu gibi bu kitabına da yıldızlı onlar, yüzler verdiğimi bağırarak ve sevinçle haykırıyorum. Aslında bu kitabı elimde fazlasıyla beklettim. Yorumları malum pek iç açıcı değil. Geçen dedim 'Canım yazarıma benim güvenim tam, gene çoşturur ortalığı!' Bu gazla başladım. Kitap sanırım 3 hafta benimle birlikte işe gitti, geldi. Yoğunluktan belki günde 1-2 sayfa bile okuyamadığım günler oldu. Ama AMA! ne zaman okumak üzere kaldığım yeri açsam içine daldım, gitti. Beni hiç dışarıda bırakmadı. Çok çabuk olaylara dahil etti. Okudukça bazı okurların neden bu kitabı beğenmediğini de anlayabildim açıkçası. Çünkü bu kitap ilk iki kitaba göre kesinlikle çok daha dark, karakterlerin gözü cidden kara ve olaylar daha keskin. Bu kitabı okurken yokuş aşağı heyecanlı heyecanlı koşmaktan ziyade elinizde bir bıçak yüzü gizli düşmanınızla bir karakol sorgu odasında kafanızda bir sürü sesle sıkışıp kalmış gibi hissediyorsunuz. Ne yapmalısınız? Her tercihin bir bedeli olacak ve Pippa'nın tercihleri kesinlikle artık çok daha zor ve keskin. Ben tüm bu olanları çok daha gerçekçi ve anlamlı buldum. Yazar bu kitabı çok daha rahat, pozitif de yazabilirdi ama belirgin bir riski göze alarak, zor yolu seçerek bence daha güzelini, daha gerçekçisini yazmış ve ben bu versiyonu kesinlikle çok, daha çok sevdim. Serinin, Pip ve Ravi şu an ne yapıyor diye minicik bir novellası olsun, onu okuyalım o kadaaaaaaaar çok isterdim ki anlatamam. Umarım bir gün olur. Sizlere her ne okuyorsanız çooooook keyifli okumalar dilerim. Çokça içten sevgilerimle..
"Başka çare yok, geri dönüş yoktu.
Artık dişlerini göstermeli ve sonuna kadar gitmeliydi.
Şüphe yok.
Merhamet yok.
Ellerinde kan, kalbinde silah ve plan.."