·68 syf.····Okunma: 26 Haziran 2025 15:55 #Okudum
#KitapYorum
#Söylenmeler
#UğurOğuz
#KDYYayıncılık
#Şiir
#67Sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere KDY Yayınları'ndan çıkan, Uğur Oğuz'a ait, "SÖYLENMELER" isimli şiir kitabını tanıtmaya çalışacağım.
Sevgili yazar Uğur Oğuz içsel bir yolculuğa çıkarıyor okurunu. Kendi dugularının aynasında insanlığa ışık tutuyor. Gönül balkonundan savurduğu çiçekler kimine farkındalık, kimine hüzün, kimine ders, kimine neşe ve yalnızlık, çokça sevda, bir fincan kahvenin tadında bir kadife ses, özlem ve bekleyiş, kırık kalpler, nedensiz ölümler, rüyalar, sahipsiz sesler, barut kokulu yaralar, kızıl kalpler, sorgusuz gülüşler, umarsız bakan sahte gözler, uykusuzluklar, sancılı geceye gebe yokluklar, tütün tadında acılar, geçmişin gelin teli parlaklığı, geleceğin çöl rengi...
Çok sevgili nazik okur; Kitabı elime aldığım anda gönül ovalarım sulandı sanki. Her satırda içimden geçenler okunmuştu. Kâh kırıldım, kâh sevindim, bazen koşa koşa sarıldım sevgilinin boynuna, bekledim, çokça hüzünlendim. Kanadım, kabuk bağladı yaralarım. Eşyalar konuşma yaşına bastı. Bir el değdi, iyileştim. Çokça öldüm, sonra düştüğüm yerden küllerimden doğdum. "Zaman" dedim, "ümit et", "bekle", "hisset", İlkbahara kavuşmuş mor bir çiğdem gibi karların erisin, ilk güneş ışığıyla pırıl pırıl bir gülüş tak modasız insanliğa inat, sabah ayazındaki o beyaz soluğu ruhuna ve kalbine sen kendin üfle. Ağla doya doya, sev mavi uçurtma misali. Saçlarını rüzgâra bırak, cümle acıların toz misali savrulsun. Kaderine bir çizik de sen at, sevdiğin günler çetelesi şerefine. İşte içimden geçenleri bir define misali gün yüzüne çıkardı "SÖYLENMELER". Zirâ öylesine tanıdıktı ki tüm duygular... İçinde hasret, acı, hüzün, boşvermişlik, aşk, dostluk, doğa, vuslat, kavuşma, ayrılığın yüksek dağları, özlemlerin derin uçurumları...
En çokta biz ne kadar sustuk!.. Hayatın zulmüne, haksızlığa, adaletsizliğe, ihanete, kötülüğe, aşırılığa, saygısızlığa vs yüzlerce avaz avaz bağıracakken direnmeye sustuk, belki de susturulduk...
Şair Oğuz, insan, toplum, doğa, aşk, ayrılık, zülum, sevda, özlem, sıla konularını ilmek ilmek kalbinin kasnağında kanaviçe işler gibi işlemiş. Dili sade, uçurumlar kadar derin, kalbi sıyrık, acısı ve hüznü nabız atımında, içli bir uçurtma ruhuyla maviye sürüklenmiş bir kimlikle okurlarına avaz avaz susarak, atının yelesinde diyar diyar savrularak hitap ediyor...
Ben kalbin tüm coğrafyalarında çöl ikliminin kumunda ayak izlerimi bıraktım, çokça soludum, hüzünlerde boğuldum, kavuştum, susadım, sustum, kayboldum. Şimdi pencerede yurduna varmak üzere bekleyen bir kuşum. Kanatlarımı dinlendirmek, başka bir şiir kitabına süzülmek üzere..
SÜRPRİZ
Sus kalbim...
Bu kadar da belli etme özlediğini
Her cümlende.
Sürpriz olsun!
Bir nehir kenarında,
Hummalı nefes'in
Tenine değdiğinde. (s. 41)
SİRAYET
Bırak kahve içsin seni
Varlığın büyüsün sadeliğinde.
Sıcak değil,
Soğuk hiç değil.
Usulca dilime değdiğinde
Nedensiz bir gülüş,
İnce bir huzur.
Kokusuna karışalım
Uzaklara götürsün.
Deniz kenarında
İyot kokulu meltem değsin
Susuz tenime.
Bir de nefesin.
Eksiğim uzağında
Beni tamamla diyen
Kadife sesin. (s. 40)
O andan geriye
Kitaplarım kaldı
Çocuk gülüşlerim
Büyük hayallerim. (s. 12)
DAHA DELİ
Pencereyi açtım.
Yeşilin kokusu,
Ağaçların, çimenlerin...
Sarı gözlü,
Kar kanatlı papatyanın.
Kuşlar da doldu içeriye telli duvaklı.
Renkler de coşmuş...
Yeşil daha yeşil,
Mavi daha mavi.
Kokular atomlara dolmuş...
Sen daha sen,
Aşk daha deli. (s. 39)