·136 syf.····Okunma: 26 Haziran 2025 23:35 Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir.
(Spoiler içerir!)
Savaşın ortasında bir ada, bu adada yaşayan bir aile: anne, bana ve 12 yaşında, çocuk aklıyla savaşı tanımaya çalışan Phillip. Hayatta kalabilmek için annesi Phillip ile güvenli bir yer bulmaya çalışsa da planladığı gibi gitmez hiçbirşey. Bir şekilde Phillip ile 70 küsür yaşında zenci bir ihtiyarın yolları bir salda kesişir. İşte o zaman gerçek mücadele başlar. Tek amaçları artık hayatta kalmaktır.
Kısa, doğrudan ve dolu dolu bu anlatımda: dostluğun renk, dil, din, ırk ayrımsızlığı, gözleri görmeyen biri ile empati kurabilme, savaş gerçeğinde hayatta kalabilmek için verilen mücadelede asla umudunu yitirmeme konularına değinilirken, araya coğrafya ve denizcilik bilgileri de eklenmiş. Kanımca 'Sineklerin Tanrısı' lise çocuklarının okuma listesinde olmalıyken, 'Ada' mutlaka ortaokul çocuklarının listesinde olmalı. Böyle bir dönemde, akran zorbalığı açısından özellikle. Ayrıca her yaşta okurun okuyabileceği bu eserde, ara ara çizimlere yer verilmesi ayrı bir tat bırakıyor.
"Savaş, artık beni heyecanlandırmıyordu; çünkü ölüm ve yıkımdan başka hiçbir anlamı olmadığını kavramaya başlamıştım." S.20
"Hayatta kalmak, genç bey... işte işimiz bu." S.39
"Annemin zencilerden hoşlanmıyor olması bir süredir kafama takıldığı için, Timothy'ye, 'Sence bunun sebebi nedir?' diye sordum.
Sakince cevap verdi. 'Şahsen ben de bazı beyazları sevmemek. Fakat hepsini birden sevmemek, acayip olmak.'
Timothy'nin ne düşündüğünü merak ettiğim için, neden siyah, kahverengi, kızıl ve beyaz gibi farklı ten renkleri olduğunu sordum. Gülerek şöyle dedi, 'Balıklar veya çiçekler neden farklı renkte ki? Gerçekten de bilmiyor ben, Phill-iip. Fakat derinin altındaki her şeyin aynı olduğunu düşünmek." S.72
"Karanlık dünyamda, elinizin tutulmasının en az ilaç kadar etkili olabileceğini öğrenmiştim." S.107
"Phillip, insanlar bazen sadece çok ama çok yorgun oldukları için ölürler." S.110